YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6635
KARAR NO : 2023/2072
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2015 tarihli kararı ile, sanık hakkında t hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2019/17584 Esas, 2021/6478 Karar sayılı kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ….basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.07.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilerek, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.07.2022 tarihli kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, Mahkemenin 11.10.2022 tarihli kararıyla, sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlüyken 02.08.2015-09.08.2015 tarihleri arasında özel izne ayrılan sanığın teslim olması gereken süreden 48 saat geçmesine rağmen teslim olmayarak firar ettiğine ve kolluk kuvvetince yakalanmasına ilişkindir.
2. Hükümlüye ait izin belgesi, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından tutulan 11.08.2015 tarihli tutanak ile 16.08.2015 tarihinde yakalanmasına ilişkin İstanbul Valiliği Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen yazı mevcuttur.
3. Sanık savunmasında, 14 aylık çocuğu ve ailesinin mağduriyeti nedenleri ile teslim olamadığını beyan ederek atılı suçlamayı inkar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve olgular bölümünde yer alan tutanak içerikleri, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanığın bir sebebe dayanmayan temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasanın 232 inci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan nedenle Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.07.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.