YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15697
KARAR NO : 2023/15495
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/79 esas, 2022/250 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarih ve 2022/126975 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanığın üzerine atılı suçtan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 09/12/2020 tarihli karara karşı katılan vekili ve sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine, duruşma açılıp genel hükümlere göre yargılama yapılması neticesinde sanık hakkında basit yargılama usulü kapsamında indirim yapılarak mahkumiyet kararı verilmiş ise de,
5271 sayılı Kanun’un “Basit yargılama usulünde itiraz” başlıklı 253. maddesinde yer alan “(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. (3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur…” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Mahkemece basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen 09/12/2020 tarihli karara yalnızca katılan vekili tarafından değil, sanık müdafii tarafından da itiraz edilmiş olması karşısında, genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi uyarınca önceki hükümde yapılan 1/4 oranındaki indirimin korunmaması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığa eksik ceza tayininde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde;
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 252 nci maddesinde ise;
(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.
(4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır.
(5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.” hükümleri yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütülüp hakaret suçundan adli para cezasına hükmedildiği, bu karara katılan vekili ve sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda 5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince önceki hükümdeki indirimin korunmaması gerektiğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarih ve 2021/79 Esas ve 2022/250 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.