Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16014 E. 2009/5616 K. 02.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16014
KARAR NO : 2009/5616
KARAR TARİHİ : 02.04.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler, Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 107 ada 9, 110 ada 8, 114 ada 24 ve 145 ada 2 parsel sayılı 15542 m2, 3729,78 m2, 16331 m2 ve 9797,62 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek … hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … tarafından davalılar Hazine, … Köyü Tüzel kişiliği, …, … ve … aleyhine açılmış olan tescil davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında dava Orman Yönetimine yaygınlaştırılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve Pamukova ilçesi … Köyü Karakayaaltı mevkii 110 ada 8, … mevkii 107 ada 9, Arpalık mevkii 145 ada 2 ve … mevkii 114 ada 24 sayılı parsellerin tesbit gibi … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … ve Hazine ile davalılar …., … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1989 yılında yapılıp 22.11.1989 ila 22.05.1990 tarihleri arasında askı ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu, ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1. … mirasçıları arasında yapılan 20.06.2001 tarihli taksim sözleşmesiyle çekişmeli parsellerin … ’e bırakıldığı, her ne kadar … ve … bu taksim sözleşmesindeki kendilerine atfen atılan imzaların sahte olduğu ileri sürmüşlerse de, … ’in özel evrakta sahtescilik suçundan yapılan yargılamasında, bu taksim sözleşmesinde … ve … ’e atfen atılan imzaların bu kişilerin elinin ürünü olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenerek, Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin … ’in beratına ilişkin 29.29.12.2004 gün ve 2004/71-280 sayılı kararının kesinleştiği, bu kararın taşınmazların taksim edilip, … Ünez’e düştüğü yönünde tarafları bağlayan kesin hüküm olduğu gözetilerek, taşınmazların adlarına tescili istemlerinin reddine … verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davaıllar Ziya, … ve … temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2. Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; Her ne kadar çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı … Yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de,
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporu kesinleşmiş orman sınır hattına irtibatlı koriye dayanmadığı gibi çekişmeli parsellerin eski tarihli memleket haritasındaki konumu gösterilmediğinden denetime olanak vermez.
Ayrıca yerel bilirkişi ve tanıklar ile tesbit bilirkişileri, çekişmeli parsellerin davacı … davalı gerçek kişilerin babaları olan … kaldığını, geçmişte … tarafından kullanılmışsa da, onun ölümünden sonra köy içi mevkiindeki taşınmaz dışında kalan diğer parsellerin kimse tarafından kullanılmadığı, köy içi mevkiindeki sonradan 114 ada 24 parsel sayısı alan taşınmazın da ilkin … tarafından bir iki yıl ekildikten ve ev onun tarafından kullanıldıktan sonra, onun da Pamukova’ya göçmesinden sonra, köylülerin birkaç yıl bazı bölümlerini ektikleri ve daha sonra bu parselin de kimse tarafından zilyet edilmediği bildirildiğine, Ziraat Uzmanı ve Orman Bilirkişileri tarafından çekişmeli parsellerin üzerinde son 10-20 yıldır … yapılmadığı ve üzerinde çevredeki ormanlardan doğal tohumlanma yoluyla yetişen çam fidanları ve ağaçları ile diğer orman refakat florası bulunduğu bildirildiğine göre, çekişmeli parsellerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olduğu tereddütsüz olarak söylenemez.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini … ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin a bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,” ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14.
maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli;
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların imar ihyaya konu edilip edilmediği, edilmişler ise ne zaman edildikleri, kaç yıl süreyle ne şekilde kullanıldığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, son 10-20 yıldır tarırmda kullanılmadığı ve üzerinde çam ağaçları yetiştiğine göre taşınmazların terk edilip edilmediği ve aktüel olarak … alanı olup olmadığı belirlenip, bu yolda bilimsel verileri içeren rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği, taşınmazların terk edilip edilmedikleri sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde yazılı nedenlerle davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde yazılı nedenlerle davalı Yönetimlerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 02.04.2009 günü oybirliği ile karar verildi.