YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18597
KARAR NO : 2023/869
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/272 E., 2015/117 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2013/272 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 67.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz istekleri; suçun sübut bulmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Müştekinin ikametinde meydana gelen hırsızlık eylemi sırasında bankadan aldığı çek karnesinin boş olarak çalındığından bahisle şikayetçi olması üzerine suça konu çalınan çeklerden keşidecisi müşteki gözüken 20.700,00 ve 19.500,00 TL bedelli iki adet çekin dava dışı Metehan Ahmet Kirişçioğlu tarafından bankaya sunulduğu anlaşılmıştır.
2. ….’nun, suça konu çekleri kiraladığı iş yeri için depozito bedeli olarak olarak 01.03.2011 tarihinde sanık …’dan aldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Sanık …’nın, soruşturmada çekleri ticaret yaptığı …’in çalışanları …veya …. ile …adlı muhasebecilerinden aldığını, kovuşturmada ise … Tekstil çalışanı Metin Topçu’dan aldığını, fatura sunacağını beyan ettiği, ancak aşamalarda herhangi bir belge sunmadığı ve adı geçenlerin açık kimlik ve adres bilgilerini bildirmediği anlaşılmıştır.
4. Çekte ciranta olarak gözüken, haklarında kamu davası açılan, beraat eden ve temyiz incelemesine konu olmayan sanıklar …, … ve …’ın suça konu çekle ilgilerinin olmadığını, ayrıca Viateks tekstil yetkilileri … ve …’nın Mustafa adlı bir muhasebecilerinin olmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
5. Dosya içerisinde yer alan bilirkişi incelemelerine göre suça konu çekler üzerindeki imza ve yazıların sanıklara ait olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6. Sanık …’nın cezadan kurtulmaya yönelik savunması, herhangi bir belge sunamaması, çeki aldığını iddia ettiği kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerini bildirememesi, beraat eden diğer sanıkların savunmaları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
7. Beraat eden sanıklar …, … ve … hakkındaki hükümlerin temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A- Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B- Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1.Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulama yönünden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A- Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B- Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2015 tarihli ve 2013/272 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.