YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13575
KARAR NO : 2023/368
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/344 E., 2015/99 K.
KATILANLAR : …, Denizbank A.Ş.
SUÇ : Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan …, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2011 tarihli ve 2011/14 Esas, 2011/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 21.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2011 tarihli ve 2011/14 Esas, 2011/331 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.07.2014 tarihli ve 2012/20317 Esas, 2014/13436 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın itiraz yoluna tabi olup temyizi mümkün olmayan kararlardan olması nedeniyle iadesine, bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ise, sanığın çekleri aldığını bildirdiği … isimli kişinin araştırılması ile çeklerin önceden doğan borca karşılık verilip verilmediklerinin tespit edilmesi gerektiğinden bahisle, eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … temyiz dilekçesinde, sanık hakkındaki beraat kararını temyiz ettiğini bildirmiş ve herhangi bir temyiz nedeni sunmamıştır.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, aralarında açık hesap olarak devam eden ticari ilişkiye istinaden katılan …’dan aldığı mallara karşılık katılana boş olarak çalınan … Bankası A.Ş. Küçükpazar/İstanbul Şubesine ait 10.09.2009 keşide tarihli 4.200,00 TL bedelli ADS Deri Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti. namına keşide edilmiş ve Denizbank Kavacık Şubesine ait 30.08.2009 keşide tarihli 8.770,00 TL bedelli Everek Ayakkabı Deri Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti. namına keşide edilmiş 2 adet çeki vermek suretiyle bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık savunmasında, kendisinin de çekleri ticari ilişki karşılığında aldığını, sahte olduklarını bilmediğini, katılan … ile aralarında açık hesap olarak devam eden ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarına karşılık çekleri katılana verdiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan bozma sonrası 29.01.2015 tarihli celsede alınan beyanında, sanık ile aralarında açık hesap olarak yürütülen bir ticari ilişki bulunduğunu, önce malı teslim edip daha sonra karşılığında kıymetli evrak aldığını kabul etmekle birlikte, suça konu çeklerin 1 hafta önce sattığı mallara karşılık alındığını bildirmiştir.
4. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararı ile suça konu çeklerin önceden doğan borca karşılık verilmesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan …’nın yerinde görülmeyen temyizinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Mahkemece Adli Emanetin 2010/5676 ve 2011/889 sırasında kayıtlı çeklerin akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından, bu hususta mahallinde her zaman bir karar verilebileceği değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, 3.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.