YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10656
KARAR NO : 2007/3955
KARAR TARİHİ : 19.04.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı … ve vek. Av. …’ nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirket ile 24.09.2001 tarihli tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme kapsamında geri alınmak üzere 150.000 USA ödemede bulunduklarını, davalı …’ ın sözleşmenin garanti edeni olduğunu, davalı şirketin sözleşmeye uymadığından 150.000 USA’ yı iade etmesi gerektiği gibi ayrıca cezai şartı ödemek zorunda olduğunu iddia ederek fazlaya dair haklar saklı kalarak 10.000 USA cezai şart ile 10.000 USA alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. savunmasında, sözleşmeye davacı tarafın uymadığını bu nedenle 11.11.2003 tarihinde kendilerince fesih edildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı … savunmasında, sözleşmeyi şirketi temsilen imzaladıklarını kefalet veya garanti eden olarak imzalarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 24.09.2001 tarihli sözleşmenin davalı şirket tarafından ihlal edildiği ve avans olarak tahsil edilen 150.000 USA’ nın iadesi yanında cezai şart ile de sorumlu olduğu, davalı …’ ın ise sadece avans iadesi ile sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
24.09.2001 tarihli sözleşmenin tarafları davalı … Ltd. Şti. ile davacı … A.Ş.’ dir.
Sözleşmenin garanti başlıklı VII. maddesi ;” … sözleşmeyi üreticinin müteselsil kefili olarak imzalayacak…” hükmünü içermektedir.
Anılan sözleşmenin sonunda … Ltd. Şti. kaşesi altında iki imzası mevcut olup, davalı şirket çift imza ile temsil olunduğundan imzaların şirketi temsilen atıldığı anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla sözleşmenin VII. maddesinde belirtildiği şekilde …’ ın kefalet sorumluluğunu gösterir ayrıca imza bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca davalı …’ ın B.K.’ nun 484. maddesi çerçevesinde kefaletinden söz edilemez.
Mahkemece açıklanan hususlar ve HUMK.’ nun 275. maddesi gereğince hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, davalı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunduğundan takdiren 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı …’a verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.