YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17612
KARAR NO : 2023/882
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/236 E., 2015/23 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; yüklenen dolandırıcılık suçu sübut bulduğu halde sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesine, ilişkindir.
B. Sanık … müdafiin temyiz isteği; suça konu senetlerin … tarafından şirketi devretmeden önce 20.11.2011 tarihinde düzenlendiğine ancak düzenleme tarihinin yanlışlıkla 20.11.2012 olarak yazıldığına, müvekkilinin icra takibini öğrenir öğrenmez eniştesi olan …’na borcunu ödeyerek icra takibinden feragat etmesini sağladığına, şirketi devralan …’ın dinlenmesinden sonra delillerini sunacaklarını, tanıklarını bildireceklerini belirttikleri halde yokluklarında …’ın dinlenmesinden vazgeçilerek hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlandığına, vesaire; ilişkindir.
C. Sanık …’nun temyiz isteği; suça konu senetleri alacağına karşılık 2011 yılının Kasım ayında sanık …’dan aldığına, tanzim tarihine dikkat etmediğine, ödenmeyince … ile akraba oldukları için sanık …’dan senetleri icraya koymasını rica ettiğine, tanzim tarihinin 20.11.2011 yerine yanlışlıkla 20.11.2012 yazıldığını farketmediğine, …’ın şirketi devrettiğini de bilmediğine, bilerek suç işlemediğine, vesaire; ilişkindir.
D. Sanık …’nun temyiz isteği; suç işleme kastıyla hareket etmediğine, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına, vesaire; ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan …’ın Termak Makine unvanlı şirketi 18.04.2012 tarihinde şikayetçi …’a devrettiği ve şirketle ilgisi kalmadığı halde ablasının eşi olan sanıklardan …’nu alacaklı Termak Makine unvanlı şirketi borçlu, kendisini kefil olarak gösterdiği 20.11.2012 tanzim, 20.01.2013, 20.02.2013, 20.03.2013 ve 20.12.2012 vade tarihli 126.000,00’er TL tutarında dört adet senedi sahte şirket kaşesiyle düzenleyerek, sanık …’na verdiği, …’nun da senetleri ciro ederek sanık …’na verdiği ve sanık … tarafından senetlerin icra takibine konulduğu, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … sorgusunda; 2011 yılı içerisinde ablasının eşi olan sanık … Şatıroğlu’dan borç para aldığını, karşılığında da Termak Makine adlı şirketin sahibi iken 2011 yılı içerisinde vade tarihini yanlışlıkla 20.12.2011 yerine 20.12.2012 olarak yazdığı suça konu senetleri düzenleyerek İsmail Şatıroğlu’na verdiğini, daha sonra Termak Makine adlı şirketi devrettiğini, şirketi devralan …’a da bu senetlerden söz ettiğini ve vadesi gelince ödeyeceğini söylediğini ancak eniştesi İsmail Şatıroğlu’ na olan borcunu ödeyemeyince İsmail’ in senetleri …’ na vererek şirket aleyhine icra takibi yaptıırdığını öğrenince İsmail Şatıroğlu’na borcunu ödeyerek takipten vazgeçmesini sağladığını beyan etmiştir.
3. Sanık … Şatıroğlu sorgusunda; kayınbiraderi olan sanık …’a 2010 ve 2011 yıllarında maddi sıkıntısı nedeniyle peyderpey borç para verdiğini, borçlarını ödeyemeyince senet istediğini, sanığın 2011 içerisinde suça konu dört adet senedi kendisine verdiğini, ancak senetlerin düzenleme tarihine dikkat etmediğini, …’dan alacağının tahsil edemeyince akraba olmaları nedeniyle aralarının bozulmaması için arkadaşı olan …’ndan ricada bulunarak senetleri icraya koymasını istediğini, bunun üzerine …’nun senetleri icraya koyduğunu, senetlerin icraya konulmasından hemen sonra …’ın kendisine olan borcunu ödediğini beyan etmiştir.
4. Sanık … sorgusunda; 2013 yılı içerisinde sanık …’ in kendisini arayarak eşinin kardeşi olan …’ın aldığı borç karşısında verdiği senetleri ödemediğini, aralarının bozulmaması için bizzat icraya veremediğini söyleyerek icraya koyması için ciro ederek verdiğini, İsmail’i kıramadığı için senetleri alıp icraya koyduğunu beyan etmiştir.
5. Şikayetçi … soruşturma aşamasındaki ifadesinde; Termak Makine unvanlı şirketi 18.04.2012 tarihinde sanık …’dan devraldığını, 2013 yılında şirkette yangın çıktığını,
iş yeri sigortalı olduğu için Yapı Kredi Sigorta A.Ş.ye görüşmeye gittiğinde ödenecek meblağa haciz konulduğunu öğrendiğini, icra müdürlüğüne gittiğinde şirketin eski sahibi olan … tarafından sahte kaşe yaptırarak düzenlenen senetlerin icraya konularak, usulsüz tebligatla takibin kesinleştirildiğini ve haciz yapıldığını anladığını, itiraz ile icrayı durduklarını, …’ın amacının devir tarihinden önceye ait senet düzenleyerek şirketi dolandırmak olduğunu, devir tarihinden sonraya ait bir tarih atarak yanlışlık yaptığını düşündüğünü, … ile senetlerde cirosu bulunan şahıslardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
6. Kovuşturma aşamasında ise adreslerinde bulunamayan şikayetçi …’ın beyanının tespitine dair ara kararından vazgeçilmiştir.
Bu kez şikayetçi … hükümden sonra sunduğu 22.10.2015 tarihli dilekçesinde; …’ın kendisine şirketi devretmeden önce eniştesine olan borcundan dolayı suça konu senetleri verdiğinden ve vadesi gelince ödeyeceğinden bahsettiğini, ancak suça konu senetlerin tanzim tarihlerinin devir tarihinden sonraya ait olması nedeniyle …’ın bahsettiği senetlerle bağlantı kuramadığından şikayetçi olduğunu, yargılama sırasında yapılan tebligatlar ulaşmadığı için Mahkemede de ifade veremediğini, senetlerin tanzim tarihlerinin yanlışlıkla devir tarihinden sonraya ait yazıldığını, aslında devir tarihinden önce düzenlendiğini öğrenince de …’ın devirden önce kendisine bahsettiği senetler olduğunu anladığını söyleyerek savunmayı doğrular nitelikte beyanda bulunduğu görülmüştür.
7. İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2013/7242 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip tarihinin 29.03.2013, alacaklının …, borçluların Termak Makine Turizm Taşıma Nak. İnş. Tah. San. Tic. Ltd. Şti, … ve …, takip dayanağının 20.11.2012 tanzim 20.01.2013, 20.02.2013, 20.03.2013 ve 20.12.2012 vade tarihli 126.000,00’er TL tutarında dört adet kambiyo senedi olduğu, sanıklar aleyhine herhangi bir haciz işlemi uygulanmadığı, sadece şirketin Yapı Kredi Bankası … şubesindeki mevduat hesabı,Yapı Kredi Sigorta A.Ş’ de ki hasar dosyası, ferdi kaza sigorta poliçesi ve plakaları bildirilmek suretiyle şirket adına kayıtlı araçların haczinin talep edildiği ve haciz konulduğu, 05.11.2013 tarihinde de alacaklı vekilinin alacak haricen tahsil edildiğinden icra dosyasının işlemden kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
8. Mahkemece, dolandırıcılık eyleminin Termak Makine isimli firmaya yönelik olduğu gözetilmeden, senetlerin sanık … tarafından sanık …’na önceden doğan borca karşılık verildiği şeklindeki savunmaya itibar edilerek dosya kapsamına uymayan gerekçe ile sanıklar hakkında beraat kararı verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. İddia, savunma, suça konu kambiyo senetleri ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri sübuta erdiğinden sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanıklar … ve …’nun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Şikayetçi …’ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde sanık …’ın devir tarihinden önceye ait senet düzenleyerek şirketi dolandırmak istediğini, yanlışlıkla senetleri devirden sonraki bir tarihe düzenlediğini düşündüğünü beyan ettikten sonra 22.10.2015 tarihli dilekçesindeki devir tarihinden önce sanık …’ın kendisine suça konu senetlerden söz ettiğine, düzenleme tarihleri devir tarihinden sonra olduğu için bağlantı kuramadığından şikayetçi olduğuna, sonradan düzenleme tarihlerinde yanlışlık yapıldığını öğrenince olayın anlaşıldığına ilişkin beyanları samimi ve inandırıcı bulunmamıştır.
İcra takibinin fiilen şirket aleyhine yürütülerek şirket mal varlığının haczedilmesi, şirketin hesabının bulunduğu banka şubesinin, sigortasının, adına kayıtlı araçların ancak şirketle alakası olan sanık … tarafından bilinmesinin mümkün olması, …’ın uzun süredir ödemediği borcunu takibe yapılan itiraz ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikayet üzerine kısa sürede ödediğinin beyan edilmesine rağmen … ile eniştesi olan İsmail Şatıroğlu arasındaki alacak-borç ilişkisine dair delil bulunmadığı gibi kambiyo senetlerini icra takibine konu eden sanık …’nun herhangi bir alacağının bulunmadığının sanıklar tarafından da beyan edilmesi karşısında, sanıkların birlikte iştirak iradesi içerisinde yüklenen dolandırıcılık suçunu işledikleri sübuta erdiği halde beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 Tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii, sanıklar … ve …’ nun temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 Tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.