YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13595
KARAR NO : 2023/1488
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2008 tarihli ve 2006/439 Esas, 2008/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve
son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2008 tarihli ve 2006/439 Esas, 2008/535 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.02.2012 tarihli 2010/7547 Esas, 2012/5118 Karar sayılı ile onama kararı verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/11/2021 tarih, KD – 2021/139523 sayılı itiraznamesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 20.04.2022 Tarihli ve 2022/1830 Esas, 2022/3006 Karar sayılı kararı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 15.02.2012 Tarih ve 2010/7547 Esas, 2012/5118 Karar sayılı sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına dair kararın kaldırılmasına ve sanığın istinabe yoluyla elde edilen savunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 Tarihli ve 2022/603 Esas, 2022/776 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Zamanaşımından düşme kararı verilmesi gerektiğine,
2. Meşru savunmanın şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3. Alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
4. Takdiri indirim ve lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ile sanığın olay günü E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulundukları, tedavi olmak bahanesiyle cezaevi revirine çıktıkları, revir önünde bekledikleri sırada aralarındaki önceden mevcut gerginlik nedeniyle önce sözlü olarak tartıştıkları ve daha sonra kavga ettikleri, bu sırada sanığın elinde bulunan jilet ile mağduru yüzünde sabit iz oluşturacak şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanık ile mağdurun beyanları tespit edilerek dosya içerisine alınmış, mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli rapor içeriği dosya içerisinde mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
A. Zamanaşımı
Sanığın, üzerine atılı nitelikli kasten yaralama eylemi için öngörülen ceza miktarları gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca asli zamanaşımı süresinin 15 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, suç tarihi ve zamanaşımını kesen en son neden ile dosyanın temyizen incelenme tarihi arasında geçen süreler dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma
Sanığın aşamalarda mağdurun kendisine yumrukla vurması üzerine eylemini gerçekleştirdiğini savunduğu, sanığın kendisine yumrukla vuran mağdura jiletle vurmak dışında farklı şekilde haksız saldırıyı defedebilecek durumda olmasına rağmen orantısız biçimde hareket ettiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun’un 25 nci maddesinin birinci fıkrasının orantılılık ilkesinin somut olayda bulunmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Ceza Miktarı ve Takdiri İndirim
Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması sırasından bir yıldan üç yıla ceza öngören 5237 sayılı TCK’nin 86 ncı maddesi ile uygulama yapılırken alt sınırdan hüküm kurulduğu ve sanık hakkında faalin sosyal ilişkileri ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi şeklindeki yasal ve yeterli gerekçeyle takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Lehe Hükümler
a) Seçenek yaptırımlar yönünden;
5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Erteleme yönünden;
5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237
sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
c) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olması karşısında bu cezaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2022 Tarihli ve 2022/603 Esas, 2022/776 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.