Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/242 E. 2023/15490 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/242
KARAR NO : 2023/15490
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevli memura mukavemet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2006 tarih, 2003/485 Esas, 2006/424 Karar sayılı kararı ile sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 258 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 647 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı fıkraları uyarınca 1350,00 TL adli para cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2006 tarih, 2003/485 Esas, 2006/424 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.02.2009 tarihli ve 2007/9032 Esas, 2009/2157 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir
C. … Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2009 tarih, 2009/177 Esas, 2009/204 Karar sayılı kararı ile sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 258 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
D. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle açıklanarak görevli memura mukavemet suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 258 inci maddesinin birinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; hükmün açıklanmasının şartlarının oluşmadığı, suçun sübut bulmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanık ve arkadaşlarının davetli olmadıkları düğün salonuna giderek olay çıkardıkları, olayın polise bildirilmesi üzerine diğer şikayetçi polis memurlarının olay yerine gelerek sanıktan ve arkadaşlarından kimlik istedikleri, ancak sanığın arkadaşlarıyla birlikte polis memurlarına şiddet uygulayarak mukavemet gösterdikleri; bu yöndeki oluş ve kabulün sanığın dolaylı kabul ve ikrarları, şikayetçiler ve tanıkların anlatımları, adli muayene raporları, 12.12.2003 tarihli teşhis tutanağı ile olay yeri görgü ve tespit tutanakları, yakalama tutanakları ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu, sanık hakkında her ne kadar silahla memura mukavemet suçundan kamu davası açılmış ise de, olay sırasında sadece hakkındaki hüküm kesinleşen inceleme dışı sanıkta bıçak bulunduğu ancak bu şahsın da bıçağın kesici kısmını kullanmadığı, bıçağı şikayetçi polis memurlarına da göstermediği sadece gizlemiş olduğu bıçağın sap kısmıyla şikayetçi polis memuru …’ye vurduğu, bu duruma göre mukavemet suçunun silahla işlenmiş sayılamayacağı, ayrıca memura mukavemet suçunun beşten fazla kişi ile birlikte işlendiğinin de sabit olmadığı, zira sanığın sayıca çok bir grup içerisinde bulunduğu anlaşılmış ise de, memurlara karşı şiddet ve cebir uygulayan kişi sayısının beş rakamını aşıp aşmadığı hususunun kesin surette sabit olmadığı, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 765 sayılı Kanun’un 258 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması aşamasındaki durma süreleri de dikkate alındığında, 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.