YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41505
KARAR NO : 2023/15750
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
A. Temyiz dilekçesi içeriğinden sanıkların müdafii sıfatıyla hükümleri temyiz ettiği anlaşılan Av. …’in dosya içerisinde sanıklar adına düzenlenmiş vekaletnamesinin bulunmadığı ve kovuşturma aşamasında sanıklar ile birlikte duruşmaya da katılmadığı, bu nedenle sanıklar adına hükmü temyize hak ve yetkisi olmadığı belirlenmiştir.
B. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği diğer temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Ceza İnfaz Kurumu’nda infaz koruma başmemuru ve infaz koruma memuru olarak görev yapan müştekilerin tanzim etmiş oldukları tutanak ve alınan ifadelerinden sanıkların tehdit içerikli sözlerini birlikte söyledikleri ve bu nedenle eylemlerine uyan 5237 Sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit suçu açısından 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince ayrı ayrı ek savunma hakkı tanınarak cezalandırılmalarının gerektiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, sanığın SEGBİS sistemi ile savunma vermek istemediği, savunma vermeyen sanık hakkında mahkeme tarafından olay sonrasında pişmanlık duymadığı ve olumlu kanaatin oluşmadığı şeklindeki kanaatin oluşmasının mümkün olmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, ifade özgürlüğünün hiçe sayıldığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz isteğinin; ceza mahkûmiyetinin yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılıp diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, katılanların çelişkili ifadelerine dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, sanıkların cezaevinde işkence yapıldığını belirttikleri, olay tutanakları ve birbirinin tamamen aynısı olan yönlendirme ve karşılıklı anlaşma ile verildiği her halinden anlaşılan katılan ifadelerine itibar edilerek iddianame düzenlendiği, sanıkların hakaret ve tehdit suçlamalarını kabul etmeyerek “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek, işkence yapmak şerefsizliktir.” şeklinde slogan attıklarını beyan ettikleri, tanık ifadelerine başvurulmaması suretiyle savunma hakkının ihlal edildiği, olay anına ilişkin CD’nin boş olması hususunun araştırılmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
D. Sanık …’nın temyiz isteğinin; SEGBİS yoluyla savunma vermek istemediği, adil yargılama hakkının elinden alındığı, yüzyüzelik ilkesine aykırı olduğu, atanan avukatın kendi avukatı olmadığı, müdafii ücretinin kanuna aykırı olduğu, iddianamenin tebliğ edilmediği ve iddianamede yargılandığı olayın ne olduğunun belli olmadığı, kararın esas ve usul yönünden bozulmasına ilişkin olduğu belirlenmiştir.
E. Sanık …’ın temyiz isteğinin; … isimli tutukluya karşı işkence yapıldığını görmeleri üzerine slogan attıklarının, bu eylemlerinin suç olmadığına, işkenceyi durdurmayı amaçlayan bir protesto olduğuna, gardiyanlarla muhatap olmadıklarına, hücrede bulunduklarına, onlara karşı tehdit, direnme ve hakaret etmelerinin mümkün olmadığına, şikayetçi olan tarafın tuttuğu tutanak ve taraflı tanıklığı ile karar verilmesinin evrensel hukuk kurallarına aykırı olduğuna, ceza infaz kurumu idaresinin protesto edenlere gözdağı vermek için düzenlediği tutanaklara dayalı iddianame düzenlendiğine, son söz hakkının verilmediğine, bulunmadıkları celsede karar verildiğine, savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
F. Av. …’in temyiz isteğinin; sanıklar hakkında verilen karara ilişkin gerekçeli temyiz dilekçesinin kararın tebliğ edildikten sonra vereceğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu/hükümlü olarak bulundukları, kurum görevlilerince Kurum İdari Gözlem Kurulunun oda değişikliği kararına istinaden hakkında oda değişikliği kararı verilen … isimli hükümlünün odasından alınması esnasında sanıkların hep birlikte “Köpekler, şerefsizler, …’nin köpekleri hepinizin kafasına sıkacağız a.ına koyduğumun köpekleri.” tarzında sözler ile kamu görevlilerine hakaret ettikleri ve tehditte bulundukları, eylemin tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Av. …’in Sanıklar Hakkında Temyiz İsteği Yönünden
Temyiz dilekçesi içeriğinden sanıkların müdafii sıfatıyla hükümleri temyiz ettiği anlaşılan Av. …’in dosya içerisinde sanıklar adına düzenlenmiş vekaletnamesinin bulunmadığı ve kovuşturma aşamasında sanıklar ile birlikte duruşmaya da katılmadığı, bu nedenle sanıklar adına hükmü temyize hak ve yetkisi olmadığı belirlenmiştir.
B. Sanık … ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
1. Katılanların beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında sanıkların atılı suçu işledikleri, duruşmalardan bağışık tutulma taleplerinin bulunduğu, savunma hakkının ihlal edilmediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.
Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yerel Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanıkların eylemlerini cezaevinde işlemesi karşısında, aleniyet unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 Sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanıklar … ve … Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanık … ve sanıklar müdafilerinin bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıkların birlikte katılanları tehdit etmesi karşısında, eylemlerinin birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçunu oluşturduğu halde, sanıklar hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmaması,
Nedeniyle Hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Başka suçtan yargı çevresi dışında ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu anlaşılan sanık …’nın savunmasının SEGBİS yoluyla alınmasını istemeyerek mahkemede savunma yapmak istediğini belirtmesine karşın sanığın duruşmada bizzat hazır edilmeyerek savunması alınmadan mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Nedeniyle Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Av. …’in Sanıklar Hakkında Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Av. …’in temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hakaret suçundan verilen sonuç hapis cezasının 1 yıl 3 aya indirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanıklar … ve … Hakkında Tehdit, Sanık … Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar … ve …, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, (sanık … hakkındaki hükümlerin başkaca yönleri incelenmeksizin) 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.