YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11935
KARAR NO : 2007/5924
KARAR TARİHİ : 07.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar …, …, … … ve … … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu … arasında imzalanan … Sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığını, davalıların müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Şabanözü İcra Müdürlüğü’nün 2003/115 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalıların itirazları sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/110 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, asıl borçlu … …’ın kullandığı krediye kefaletlerinden dolayı davalılar aleyhine Şabanözü İcra Müdürlüğü’nün 2003/116 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaliyle tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … sözleşme ile davacı bankaya kefil olarak taahhüt ettikleri meblağın, asıl borçlusu tarafından ödendiğini, takibe konu ve sonradan çekilen krediye kefil olmadıklarını, kefalet süresinin ve miktarının belli olması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Davalı … …, sözleşmedeki imzaların kendisine ait olmadığını, 2001 yılında davacı bankadan kullandığı krediyi geri ödediğini, dava konusu kredi alacağına kefaletinin söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … …, 2001yılında bankadan kullandığı krediyi geri ödediğini, sahte imza ve mühür kullanılarak bilgisi dışında kefil yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … …, 2001 yılında bankadan kredi çektiğini, asıl borçluyu tanımadığı gibi sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ve kefaletinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, 12.11.1998 tarihli kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlular …’a kullandırılan krediden dolayı, davalıların kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumlu oldukları, sözleşmedeki imzaların davalılara ait olduğu, takipten önce temerrüdün oluşmadığı
gerekçesiyle, asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davalıların asıl ve birleşen davada 4.000.00.-YTL.lık kısma yönelik itirazlarının ayrı ayrı iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden değişen oranlarda temerrüt faizi ve % 5 … yürütülmek suretiyle devamına, davalıların % 40 tazminattan sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar …, …, … … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz aşamasında, 25.05.2007 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5661 Sayılı ….ve … … tarafından kullandırılan … Kanun’un 1/1. maddesinde “… Kendilerine ait … borçlarını bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce faiz, masraf, yargılama gideri, vekalet ücreti ve diğer her türlü fer’ileri ile birlikte tamamen ödeyenlerin tarımsal kredilerden kaynaklanan ve aynı sözleşmedeki diğer borçlulara olan kefaletten sorumluluğu ise bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer.” hükmünü içermektedir. Yine aynı yasanın 1/3. maddesinde ise “Bu kanun kapsamındaki sözleşmeleri kredi kullanmadığı halde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış olanların kefalet sorumluluğu bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer.” hükmü öngörülmüştür.
Mahkemece anılan yasa hükümleri de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.