YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16868
KARAR NO : 2009/3978
KARAR TARİHİ : 10.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Beldesi ile ilgili olarak düzenlenen 05.11.2004 tarih ve 8-4 sayılı inceleme raporuna göre; … Beldesinde 1979 yılında 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik hükümleri gereğince orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiğini, ancak yörede daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümleri uyarınca yapılan çalışma sırasında, ilk kez yapılarak kesinleşen 13, 14, 15, 16 sayılı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının 13, 139, 140, 16 sayılı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattına dönüştürülerek hatalı olarak … bir orman sınır hattının belirlendiğinden, daha sonra yapılan hatalı kadastronun yok hükmünde sayılması gerektiğini ,bu nedenle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde olduğu halde, 1982 yılında da 766 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen arazi kadastrosunda kişiler adına özel mülk olarak tescil edilen 24 adet taşınmazla ilgili olarak hatalı kadastro yapıldığı nedeniyle tapu kayıtlarının iptalinin gerektiğini ileri sürerek, kesinleşen orman sınırı içindeki davalı adına tapuda kayıtlı bulunan … BELDESİ 4437 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman olarak Hazine adına tapuya tescili ve elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın KABULÜNE, dava konusu … Beldesi 4437 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun İPTALİ ile orman niteliğinde HAZİNE ADINA TESCİLİNE, elatmanın önlenmesi davası ispatlanamadığından REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın da bulunduğu … Beldesinde 20 numaralı Orman kadastrosu Komisyonunca 1978-1979 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümleri gereğince orman kadastrosu yapılıp tarihinde 4/5/1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1990 yılında 43 sayılı Orman Kadastro Komisyonunca 26/04/1991 tarihinde ilan edilen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümleri uyarınca yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman sınırı içinde kalan yerlerden olduğunun saptandığına,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1978-1979 yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastro hattının yörede daha sonra 1982 yılında 766 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel arazi kadastro sırasında yanlış uygulanarak dava konusu parselin orman sınırı dışında gösterilmek suretiyle ikinci kez kadastroya tabi tutularak kişi adına tapu oluşturulduğuna, ikinci kadastronun 766 Sayılı Yasanın 26/2-b ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve sahibine mülkiyet … kazandırmayacağına, … T.M.Y. 1026 ve eski T.M.Y.’nın 334. maddesi gereğince yolsuz olarak oluşturulan tapu kaydının her zaman iptal edilebileceğine göre tapu kaydının iptali ve orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince: Davacının kesinleşen orman sınırı içindeki davalı adına tapuda kayıtlı bulunan … BELDESİ 4437 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman olarak Hazine adına tapuya tescili isteminin yanı sıra davaya konu taşınmaza davalının elatmasının önlenmesi istemiyle dava açtığı, dava tarihinde davaya konu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olup,davalının yargılamanın aşamalarında davanın reddini istemek suretiyle davaya konu taşınmaz üzerinde hak iddiasında bulunmaya devam ettiğine göre, davacının elatmanın önlenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun olmayan gerekçe ile elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, (… Beldesi 4437 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun İPTALİ ile orman niteliğinde HAZİNE ADINA TESCİLİNE) ilişkin hükmün usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI NA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı …’ye yükletilmesine,
2- Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile (elatmanın önlenmesi davası ispatlanamadığından REDDİNE) ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde Yönetime iadesine 10/3/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.