YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9133
KARAR NO : 2023/2157
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli kararıyla sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine ve dava konusu paraların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine ve karar kesinleştiğinde kararın bir örneğinin soruşturmada görev yapan kolluk birimine gönderilmesine karar verilmiş ve karar Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz talebi sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrasını oluşturma ihtimaline binaen Ağır Ceza Mahkemesince davaya bakılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay sanığın işyerinde 151 adet 1 dolar bulundurmak suretiyle sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında “Ben Karizma isimli içkili lokantada mesul müdür olarak çalışırım şuan bana mahkeme huzurunda göstermiş olduğun dolarları işletmiş olduğum içkili restarontta eğlence amaçlı oyun havaları oynayan müşterilerimizin üzerlerine dökmek amaçlı eğlence amaçlı yanımızda bulunduruyorduk zaten dolarların sağ üst köşesinde geçersiz olduğu bariz bir şekilde yazılıdır bunun suç olduğunu bilmiyorduk zaten serbest tezgahlarda eğlence amaçlı olarak düğün yerleri için kullanmak amacıyla tezgahlarda ve dükkanlarda satılan dolarlandır suç işleme kastım yoktur bu nedenle beraatimi talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca düzenlenen 04.02.2016 tarihli, 110 sayılı rapora göre; kupür ölçülerinin orjinal banknota göre ende 6 mm kısa olduğu, ön ve arka yüzde küçük punto ile dikkat çekmeyecek şekilde geçersizdir ibaresinin yazılı olduğunun tespiti yapıldığı, sonuç olarak kıymetlerin sahte olduğu, ön ve arka yüzdeki yazılı geçersizdir ibaresine ve boyut farkına dikkat edilmediği takdirde aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, kendi kupür değerinden olan orjinal banknotlardan oluşmuş para destesi ve paketi içerisinde yer alması durumunda ön tarama kontrol yapıldğında boyut farkı nedeni ile sahte olduğnun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olduğu, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağını bildirmiştir .
4. Mahkeme gözlemine göre, bahse konu 151 adet dolarların üzerinde sağ üst köşesinde “geçersizdir” yazısı bulunduğu, iğfal kabiliyeti bulunmadığı ve eğlence amaçlı yerler için piyasada rutin tezgahlarda ve dükkanlarda satılan dolarlardan olduğu gözlemlenmiştir.
5. Mahkemesince dava konusu paraların aldatma kabiliyeti bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde, dava konusu paraların “geçersiz” yazısı sebebiyle aldatma kabiliyetinin bulunmadığı ve sanığın savunmasının aldatma kabiliyeti olmadığından paraları işyerinde eğlence amaçlı bulundurduğuna, suç olduğunu bilmediğine dair savunması ve sahte paraların savunma doğrultusunda işyerinde ele geçmesi
hususları ile Türkiye Cumhuriyeti … raporu ve mahkeme gözlemi birlikte değerlendirildiğinde; beraat kararına yönelik mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanık hakkında davanın 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçtan cezalandırılması istemiyle açılması karşısında suçun üst sınırı gözetildiğinde görevli mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi olduğu konusunda da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “dava konusu aldatma kabiliyeti bulunmayan paraların dosyada delil olarak saklanması gerekirken müsaderesine karar verilmesi” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarih, 2016/147 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün üçüncü ve dördüncü fıkralarının çıkarılarak yerine “Çay Adli Emanet Memurluğunun 2016/12 sırasına kayıtlı 153 adet bir dolarların dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.