YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1183
KARAR NO : 2023/594
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı … arasında taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme ve ekli krokiye göre girişe göre sağ tarafta kalan dairenin davacıya verilmesi gerekirken ortadaki dairenin davacı adına tescil edildiğini, anlaşmaya göre girişe göre ortadaki ve soldaki dairelerin davalı …’a verilmesi gerekirken girişe göre soldaki ve sağdaki dairelerin verildiğini, girişe göre sağ ve soldaki daireler ön cepheli olup, ortadaki daireden 50.000 TL daha değerli olduğunu, sözleşmeye aykırı tapu oluşturulduğunu, bu nedenle davalı … adına tecsil edilmiş olan 6 no.lu dairenin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, 7 no.lu dairenin tapusunun davalı …’a verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye göre kendilerine düşen dairenin kendilerine verildiğini, zemin katta bulunan binaya girişe göre sağ tarafa isabet eden bir adet dairenin davacıya ait olduğuna dair sözleşmede hüküm bulunduğunu, 1. Bodrum katta bulunan binaya girişe göre sağ taraftaki 1 adet dairenin Dilber Yüksel’e verileceğinin kararlaştırıldığını ve gerçekten de davacı ve Dilber Yüksel’in dairelerinin alt üst şeklinde olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; bu şekilde tescil yapılmasında müteahhit olan müvekkilinin bir menfaatinin bulunmadığını, davacı ile dava dışı Dilber Yüksel’e verilen dairelerin altlı üstlü olması gerektiğini ve bu şekilde tescil olduğunu, iddianın kabul edilebilir olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin19/10/2017 tarihli ve 2014/438 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulüne, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan davalı … adına tescilli 6 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davacı adına kayıtlı bulunan 7 no.lu bağımsız bölümün ise talebi halinde davalı … adına tesciline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12/02/2020 tarihli ve 2019/2369 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 16/11/2020 tarihli ve 2020/1823 Esas, 2020/2992 Karar sayılı kararıyla; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece keşfe bağlı olarak rapor düzenleyen bilirkişi kurulundan davacının tapu iptâl ve tescil talebinde bulunduğu 6 no.lu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli konusunda ek rapor alınarak, saptanacak değer üzerinden eksik harcı tamamlaması için davacıya süre verilip süresi içerisinde harcın tamamlanmaması halinde HMK’nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılıp 3 aylık süresi içinde harcın tamamlanıp davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, süresi içinde harcın ikmâli halinde yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, kamu düzeninden olan değere göre nisbi harç yatırılması gerektiği hususu gözden kaçırılarak davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı ve davacı adına tescili gerekirken davalı … adına oluşturulan tapu kaydının iptâline karar verildiğine göre davacı adına oluşturulan bağımsız bölümün tapu kaydının da iptâl edilerek davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu bağımsız bölümün talebi halinde davalı adına tescili şeklinde hüküm kurulmasının da doğru olmadığı belirtilerek kararın davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. (İlk Derece/Bölge Adliye) Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile binanın girişine göre sağ ön cephedeki dairenin davacıya verilmesi gerekirken bunların yerleri değiştirilerek ön cephenin davalı …’a, arka cephenin davacıya verilerek adına tescil edildiği, davacıya verilen yerin 7 numara, davalı …’a verilen yerin ise 6 numaralı bağımsız bölüm olduğu, bu şekilde tescil yapılmasının sözleşmeye aykırı olduğu, 2 daire arasında şerefiye farkının bulunduğu, sözleşmede orta daire olarak belirtilen yerin fiiliyatta girişe göre sağdaki dairenin karşısına düşen ve ortada olduğu kabul edilen daireler olduğu, bu şekilde yapılıp yanlış tapu çıkarılmasında davalı müteahhit ve malik davalı …’ın birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 6 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davacı adına kayıtlı 7 no.lu bağımsız bölümün ise davalı … adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, tanık isim ve adreslerini bildirir dilekçelerini verdikleri halde tanıklarının dinlenmediği gibi, tanık dinletme taleplerinin reddine ilişkin ara karar tesis edilmediğini, mahkemece gerekçede de tanıklarının neden dinlenmediği konusunda bir açıklama yapılmadığını, krokinin açıkça taraflarca kabul edildiğini, mahkemenin gerekçesinin bilirkişi raporuna aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde mimari projede hangi dairenin kime verileceğini gösterebilecek herhangi bir beyan veya tespit olamayacağını, müvekkili davalı … hakkında aleyhe hüküm kurulmadığı halde mahkeme masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutarak karar verilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca, davacıya isabet ettiği halde davalı … adına tescil edilen bağımsız bölüme ait tapu kaydının iptâl ve tescili ve bu davalı adına tescil edilmesi gerektiği halde davacı adına oluşturulan tapu kaydının davalı … adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İşbu davada yer alan taraflar ile dava dışı arsa hissedarları arasında akdedilen 07.10.2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve eki krokide paylaşımın “bina girişine göre sağ, sol ve ortada kalan daire” şeklinde yapıldığı, mimari projesi ve mahallinde ise her katta 3 daire yer alacak şekilde tasarlanıp inşa edildiği, ancak krokideki şekli ile ön cephede 3 adet dairenin yer almadığı, girişe göre sol tarafta bir daire ve sağ tarafta ise ön ve arka cephelerde birer daire yer alıp, orta kısımda daire bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme gereğince davacıya sağ taraftaki daire ve davalıya orta ve sol taraftaki dairelerin verilmesi gerekmektedir. Sözleşmede davacıya arka cephedeki bir dairenin verileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, sözleşme gereğince bina girişine göre sağ ön cephedeki 6 no.lu dairenin davacıya, soldaki 5 no.lu daire ile sözleşmeye göre ortadaki, projesine göre ve yerinde ise sağ arka cephede inşa edilen 7 no.lu dairenin davalı …’a verilmesi gerekmektedir. Zira sözleşmede arka cephelerden bahsedilmediğinden sağ ve soldaki dairelerin ön cepheden verilmesi hakkaniyetin de bir gereğidir. Aksinin kabulü halinde, davalı arsa sahibine ön cepheden iki daire, davacıya ise sözleşmede kararlaştırılmadığı halde arka cepheden bir daire verilmiş olacaktır ki, bu durum sözleşmeye, hak ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olacaktır. Bu durumda, yerel mahkemece mevcut tapuların iptali ile 6 no.lu dairenin davacı adına, 7 no.lu dairenin davalı … adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve ileri sürülen temyiz itirazlarının ilk kararın temyizi üzerine Dairece incelenip de reddedilen hususlara ilişkin olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.