Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/2911 E. 2006/6086 K. 07.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2911
KARAR NO : 2006/6086
KARAR TARİHİ : 07.06.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 26.12.2005
No : 899-1030

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan Özel İstihdam Danışmanlığı Sözleşmesi uyarınca davalıya hizmet sunulduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin ikametgahı olan Bakırköy icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, istenen faizin fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu faturanın tarafların usulüne uygun tutulan ve kesin delil niteliğinde olan defterlerinde kayıtlı olduğu, sizleşme gereğince davacının davalıya hizmet verdiği ve karşılığını talep etmeye hakkı bulunduğu, faturaya süresi içinde itiraz edilmediği, davalının eylemli olarak sözleşmeyi kabul ettiği, sözleşmeye göre mahkemenin ve icra dairesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, davalının yetki itirazının reddine, asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, takipten sonra değişen oranlarda reeskont faiz uygulanmasına, davalının % 40 tazminattan sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen faturanın taraf defterlerinde kayıtlı bulunması nedeniyle mahkemece davalının sözleşmeyi benimsediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, temerrüt tarihinden sonra vade farkı talep edilemeyeceğine, davanın asıl alacak üzerinden açılıp bu miktar üzerinden kabul edilmiş olması nedeniyle davada reddedilen bir bölüm bulunmadığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 07.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.