Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/510 E. 2023/1928 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/510
KARAR NO : 2023/1928
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık müdafii, 04.08.2022 havale tarihli temyiz dilekçesi ile sanık hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmü de temyiz ettiklerini belirtmiş ise de bozma sonrası bu suçtan kurulan bir hüküm bulunmadığı ve anılan hükmün bozma öncesi kesinleştiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin bu husustaki temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanık hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/670 Esas, 2019/95 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/670 Esas, 2019/95 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 28.10.2020 tarihli ve 2020/11150 Esas, 2020/14948 Karar sayılı kararı ile özetle; mağdur …’in açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla mağdurun Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine sevkiyle, yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2020/1278 Esas, 2022/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın gerekçesiz olduğuna, sübuta, beraati gerektiğine, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hapis cezasının paraya çevrilmesine, ertelenmesine ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı mağdur … ve mağdur … ile temyiz dışı sanıklar … ve … arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, sanık …’ın temyiz dışı sanık …’ın oğlu olduğu, olay günü mağdur … ve İsmail’in, Su Ürünleri Kooperatifine ait kafede bulunan … ve …’nın yanına gittikleri, burada tarafların tartıştıkları, bunun üzerine İsmail ve mağdur …’ın kafeden ayrıldıkları, evlerine doğru giderken …, … ve sanık …’ın ellerinde demir boru ve tornovidalar ile gelerek İsmail ve mağdur …’a saldırdıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık beyanları, ihbar evrakı ve ekleri, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen;
a. Fethiye Devlet Hastanesinin, 14.12.2007 tarihli;
“…vücuttaki yaranın BTM ile iyileşecek kadar HAFİF bir yaralanma olmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevini sürekli zayıflama veya yitirilmesine neden olmadığı…”,

b. Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 31.07.2008 tarihli;
“…Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması ya da işlevinin yitirilmesine neden olup olmadığı yönünden raporunun düzenlenebilmesi için şahsın diş tedavi bitiminden sonra tüm tıbbi evrakları ile birlikte …. muayene olmak üzere Kurumumuza gönderilmesinin uygun olacağı…”,

c. Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 26.03.2009 tarihli;
“…Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu…”,

d. Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 28.01.2021 tarihli;
“…Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflamasına neden olduğu…”
Görüşlerini içeren raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına eylemli olarak uyulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin; kararın gerekçesiz olduğuna, sübuta, beraati gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hapis cezasının paraya çevrilmesine, ertelenmesine ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlediği ihbarı üzerine 5237 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek tedbir hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık müdafiinin; raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
a. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına eylemli olarak uyulduğu halde, bozma ilâmını etkisiz kılacak şekilde mağdurun yaralanmasının

duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususundaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi yerine tekrar Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

b. Kabul ve uygulamaya göre de bozma ilâmı sonrası aldırılan Olay ve Olgular başlığı altında (3-d) bendinde belirtilen ve hükme esas alınan rapor uyarınca sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı maddenin son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılıp, sonuç ceza itibarıyla ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunması ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç cezanın 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerekirken, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasında belirtilen kazanılmış hakkın netice cezaya yönelik olduğu gözetilmeksizin, sanığın kazanılmış hakkının korunduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaksızın hatalı uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2-a-b) numaralı bentlerde açıklandığı üzere bozma ilâmının gereğinin yerine getirilmemesi, kabul ve uygulamaya göre de kazanılmış hak uyarınca yapılan hatalı uygulama nedenleriyle Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2020/1278 Esas, 2022/521 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.