Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6239 E. 2009/8764 K. 18.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6239
KARAR NO : 2009/8764
KARAR TARİHİ : 18.12.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 48 parsel sayılı 8784,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içerisinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davalı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın sınırında aynı ada 72 sayılı mera parseli bulunduğundan uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılması zorunlu olduğu gibi taşınmazın dere yatağına sınır olması nedeni ile jeolog bilirkişi dinlenerek taşınmazın niteliğinin belirlenmesi zorunludur. Mahkemece bu hususlar yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için komşu parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, varsa tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle dayanak kayıtları ve belgeler ile bu taşınmazların tespitleri kesinleşmişse kadastro sonrası oluşan tapu kayıtları dosya içine getirtildikten sonra mahallinde komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle belirlenecek tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, komşu 110 ada 72 parsel sayılı mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmelidir. 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, öncesinin mera nitelikli yerlerden olup olmadığını komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde açıklayacak nitelikte ayrıntılı rapor alınmalı, çekişmeli bölüm ile mera arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınırın bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Jeolog bilirkişiden ise çekişmeli taşınmazın aktif dere yatağı niteliğinde olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın niteliğini belirlemek için bütün yönlerden fotoğrafları çektirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.