YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3856
KARAR NO : 2009/3980
KARAR TARİHİ : 08.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu Ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 252 parsel sayılı 3986939.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, köyün kadim kullanımı nedeniyle ve Mera Kanunu’na göre yapılan kadastro komisyonu çalışması sonucu esas alınmak suretiyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı … , yasal süresi içinde taşınmazın 8 dönüm yüzölçümündeki bölümü hakkında irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, davacılar … ve …, yaklaşık 13 dönüm yüzölçümündeki bölümü hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescil istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı … ’ın davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine ve çekişme konusu 102 ada 252 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (D) harfi ile gösterilen 9507.28 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı … adına, kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş hüküm, davacılar … ve … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine; davalı Hazinenin taşınmazın (D) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu bölüm hakkında davacı … lehine 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsel tutanakları ve dayanağı belgeler getirtilerek taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu belirlenmemiş, ziraat bilirkişisinin soyut raporu ile yetinilerek, çekişmeli taşınmazın meradan açma olup olmadığı, mera ile arada doğal yada yapay ayırıcı sabit sınır olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazı dıştan çevreleyen özellikle (D) bölümünün çevresindeki tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köylerden yaşlı,tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi,aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, taşınmazın mera olan bölümü ile (D) harfi ile gösterilen bölümü arasında ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanlar komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağa aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek ve gerektiğinde yüzleştirme yapılarak beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, ziraat bilirkişi kurulundan, önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguları da değerlendirecek biçimde taşınmazın niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü ile komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, taşınmazın mera olan bölümü ile arada doğal ya da yapay nitelikte sabit sınır yerinin bulunup bulunmadığı konusunda karşılaştırmalı biçimde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, rapora taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğraflarının da eklenmesi sağlanmalı, mahkemenin taşınmaz ile ilgili gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacı … dava dilekçesinde taşınmazın 8000 metrekarelik bölümünün adına tescilini talep ettiği halde, talep aşılarak 9507.28 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.