YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8809
KARAR NO : 2022/9240
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04.12.2019 tarih ve 2019/199 E. – 2019/977 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin avalist sıfatıyla imza atmış göründüğü 2 adet bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını ancak senetlerde yer alan imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senetlere dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve alacağın %40’ına tekabül eden kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirketçe cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, davacının davaya konu senetlere dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takip miktarının %40’ına tekabül eden 5.847,48 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiş, direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiş, Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonucunda, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu senetlerde yer alan avalist imzalarının davacıdan sadır olmadığı, bu nedenle menfi tespit talebinin yerinde olduğu, kötü niyet tazminatı talebine gelince, davaya konu senetlerin lehtarı olan ve senetleri davalı şirkete ciro eden …’nın, senetlerin düzenlediği ve protesto edildiği tarihlerde davalı şirketin yetkilisi olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalı şirketin senetteki imzanın davacıdan sadır olmadığını bildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davaya konu senetlere dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takip miktarının %40’ına tekabül eden 5.847,48 TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 748,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.