YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4765
KARAR NO : 2022/9328
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.04.2018 tarih ve 2015/882 E. – 2018/329 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2019/474 E. – 2021/528 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı bulunduğu halde davalının borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının cari hesabını ve takibe konu borç tutarını oluşturan faturaların fiyat farkı ve iade faturalardan kaynakladığı, davacının alacağını oluşturan faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair delil sunulmadığı, davalının icra dosyasına sunduğu itirazında borcu olmadığını ileri sürdüğü gibi mahkemede beyanda bulunmadığından akdi ilişki dahil davacının tüm iddialarını inkar etmiş konumunda olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında alacağının kayıtlı olmasının, alacağın varlığını tek başına ispata yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği, taraflar arası cari hesapta fiyat farkı uygulamasına ilişkin bir teamül olmadığı, daha önce fiyat farkı faturası düzenlenmediği, iade ve fiyat farkı faturalarının teslim alan kısımlarının boş olduğu, faturaların tebliğine ilişkin belge sunulmadığı, cari hesap ekstresinde alacak bakiyesi oluşturan 15 adet fatura gözükse de dosyaya 6 adet fatura sunulduğu, sunulan faturalarda açıklama kısmında “…sayılı faturaya istinaden fiyat farkı faturası” açıklaması yazılmış olmasına rağmen, fiyat farkı oluşturduğu iddia edilen iş ve işlemlere dair açıklama yapılmadığı, davacı davalı şirket tarafından eksik ifa edildiği iddia edilen işler sebebi ile fiyat farkı faturası düzenlediğini beyan etmiş olmasına rağmen, dosya kapsamında buna ilişkin somut bir delil bulunmadığı, davacı şirketin faturalandırmayı hangi kriterlere göre yaptığını anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.