YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6447
KARAR NO : 2023/25
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 53, 54 ve 58 … maddeleri uyarınca açılan kamu davası ile yapılan yargılama neticesinde, Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (e) bentleri, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın suç işleme kastı bulunmadığına,
2. Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Teşdit yapılarak belirlenen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri;
1. Sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine,
2. Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, sanığın aralarında boşanma davası bulunan ve kendisinden ayrı yaşayan mağdureyi olay günü sokakta yakalayarak elinde bulunan maket bıçaklarıyla hürriyetinden yoksun kılması ve sonrasında tanıkların müdahalesiyle mağdurenin kurtarılmasına ilişkindir.
2. 25 Aralık Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 18.03.2022 tarihli raporda, mağdurenin yapılan fizik muayenesinde, boyunda sol tarafta kızarıklık, ağrı ve hassasiyet bulunduğu, sol el sırtında yaklaşık 1 santimetrelik kesi olduğu belirtilmiştir.
3. Katılan mağdure vekili tarafından dosyaya sunulan kamera görüntüsü kayıtlarında, sanığın mağdurenin arkasından gelerek yakaladığı, elinde bulunan cismi … bölgesine tuttuğu, mağdureyi sürüklediği, aralarında boğuşma yaşandığı, daha sonra olay yerine gelenlerin sanıkla konuştukları, bir süre sonra da sanığa müdahale ederek etkisiz hale getirdikleri, olaya ilişkin CD kayıtlarının aleni olarak yapılan duruşmada taraflarla birlikte izlenmesinden anlaşıldığı ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda belirtilmiştir.
4. İlk derece mahkemesince sanığın atılı cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, cezanın belirlenmesinde alt sınır aşılarak hüküm kurulmuş ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. … Cezanın Belirlenmesi Bakımından
Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan sanığın, boşanma aşamasında olduğu mağdurenin kendisinden ayrı olarak yaşadığı babaevinin bulunduğu sokağa sabahın … saatlerinde gelerek mağdureyi beklemeye başladığı, ekmek almak için dışarı çıkan mağdureyi görmesi üzerine ona yöneldiği, sanığı farkeden mağdurenin korkarak binaya doğru kaçmaya başladığı, sanığın arkasından yetişerek yanında getirdiği maket bıçağını mağdurenin boğazına ve yüzüne dayadığı, defalarca kendisini öldüreceğini söylediği, bina giriş kapısına doğru sürüklediği, mağdurenin yardım isteyerek bağırması üzerine … esnafın ve diğer tanıkların gelerek sanığı ikna etmeye çalıştıkları, sanığın bir süre daha
mağdureyi alıkoymaya devam ettiği, son olarak tanıkların müdahalesiyle mağdurenin kurtarıldığı anlaşılan olayda; ilk derece mahkemesince belirlenen … cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesine bir aykırılık bulunmadığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B. Sanığın Suç İşleme Kastı Bulunmadığına İlişkin Olarak
Sanığın, mağdureyi hürriyetinden yoksun kılmaya yönelik eylemleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, atılı suçun işlenmesi için genel kastın yeterli olduğu, ayrıca … bir saikinin bulunmasına gerek olmadığı, kaldı ki; mağdureyi maket bıçağıyla da yaraladığı gözetildiğinde, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemekle, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Hakkında Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelik
Dava dosyası kapsamındaki delillere göre, mağdure tarafından sanığa yönelik gerçekleştirilmiş herhangi bir haksız fiilin bulunmaması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Katılan Bakanlık Lehine Vekalet Ücreti Tayin Olunması Gerektiğine Yönelik
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41 … maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak, her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alınmıştır.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın(Bakanlık) kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabilecek, ancak Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetildiğinde, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/1772 Esas, 2022/2516 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2023 tarihinde karar verildi.