YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/583
KARAR NO : 2009/927
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Mahkemesi
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar …, … ve …nın beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç hakkında suç ve karar tarihi itibarıyla iddianame ile dava açılması gerekmekte ise de hüküm tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde 2004 sayılı İİK’nun 333/a maddesinde 5358 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile yapılan düzenlemeye göre, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine cezalandırılacağı” hükmünün getirilmiş olması, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağının gerekmesi, diğer taraftan usul hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanması zorunluluğu ile somut olayda da dilekçe ile İcra Mahkemesine başvurulduğunun anlaşılması karşısında Yargıtay C.Başsavcılığının bu yöndeki bozma istemine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi