Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19622 E. 2023/78 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19622
KARAR NO : 2023/78
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Develi Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İskilip Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2016 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 50 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, iftira suçunu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın gerçeğe aykırı olarak, katılanın uyuşturucu madde sattığına ve kendisini tehdit ettiğine dair ilçe Emniyet Müdürlüğüne müracaatta bulunmak suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın, 05.01.2016 tarihli şikayetçi ifadesinde, esrar paketlediğini gördüğü katılanın, satması amacıyla kendisine verdiği uyuşturucu maddeyi pişman olup attıktan sonra, uyuşturucu madde bedeli nedeniyle, 05.01.2016 tarihinde saat 19:00 sıralarında … … isimli arkadaşının “… abiyi bir ara” demesi üzerine, katılanı aradığını ve katılanın kendisini telefonda “borcunu getir yoksa ne evinden çıkabilirsin, ne de evine gidebilirsin, kim vurduya gidersin” diyerek tehdit ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
3. Develi Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli ve 2016/77 sayılı soruşturmasında, katılan hakkında tehdit suçundan “soyut iddia” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
4. Sanık savunmasında; katılan ile aralarında husumet bulunduğunu ve iftira etmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Tanık M.B.’ nin ifadesinde özetle, sanık tarafında bıçakla saldırıya uğraması olayında, katılanın, tanık sıfatıyla ifade vermemesi için sanığın kendisine iftira ettiğini beyan etmiştir.
6. 07.01.2016 tarihli tutanakta, tehdit olayının şüphelisi olan katılan kendisine …’ın, sanık … tarafından 05.01.2016 tarihinde cep telefonuna gönderdiği yedi adet mesajı içerir çıktısını kolluk görevlilerine teslim ettiği belirtilmiştir.

Mesajların içeriğinde, ” … abi sat diye verdiğin esrarı ırmağa atmıştım da, 1 milyar borçlanmıştım ya, … ödicem,…., ödemeli atıp durma, …. satamam ama abi, … öldürme beni, … Bu yaptığın suçlara karşı konu bacani kıracam,…. abi arama” şeklinde ibarelerin yer aldığı ve bir kısım konuşma ve mesajlara karşılık verircesine yazıldığı görülmüştür.
7. 05.01.2016 tarihli HTS kayıtlarını içeren Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 26.01.2016 tarihli ve 2016.028.721 sayılı yazısına göre, sanığın ifade tutanağında bildirdiği irtibat numarasına dair abone bilgisinin bulunmamıştır. Sanık adına kayıtlı olan 0 53* *** **31 numaralı telefon hattından, katılana ait 0 53* *** **76 numaralı telefonun … taraflı olarak arandığı, 104 ve 102 saniyelik iki adet görüşme yapıldığı ve 14 adet mesajın gönderildiği tespit olunmuştur. Katılan tarafından 05.01.2016 tarihinde sanığın telefonuna yapılan herhangi bir arama ya da mesaj kaydı bulunmamıştır.
8. Sanığın katılan hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçu ile tehdit suçuna dair şikayeti üzerine, katılanın üzerinde ve ikametinde herhangi bir arama yapılmadığı gibi, uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı yönünden incelemeye tabi tutulmadığı soruşturma aşamasında, katılanın ve sanığın telefonlarında söz konusu arama-mesaj kayıtlarının tespitine dair bir inceleme de yapılmadığı görülmüştür.

IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ve dosya kapsamına göre, sanığın iddialarının bir kısım madde vaka ve somut olgulara dayandığı, sanığın iddialarını ispat edememesinin iftira suçunun kanıtı sayılamayacağı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunması nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.