Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/650 E. 2008/465 K. 12.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/650
KARAR NO : 2008/465
KARAR TARİHİ : 12.02.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro çalışmaları sırasında 104 ada 102 parsel sayılı 2840.43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, taşınmazın meradan açıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine’yi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesindeki zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına oluştuğu kabul edilerek taşınmazın davalı adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parsel mera olarak sınırlandırılan 104 ada 128 parsel sayılı taşınmaz ile çevrili bulunmakta, başka bir deyişle mera parselinin ortasında yer almaktadır. Davalı sadece zilyetliğe dayanmaktadır. Öncesi mera olan taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik, süresi ne olursa olsun hak kazandırıcı nitelikte değildir. Bu nedenle mera araştırmasının eksiksiz olarak yapılması gereklidir. Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yörede Toprak Komisyonunca çalışma yapılıp yapılmadığı, tahsisli mera bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, keşifte yapılan gözlem de taşınmazın niteliğinin belirlenmesi bakımından dosya kapsamına aykırı düşmektedir. Yine keşifte dinlenilen yerel bilirkişinin taşınmazın hudutlarına ilişkin beyanı dosya kapsamı ile çelişmekte, zilyetlikle ilgili beyanları da soyut olup maddi olaylara dayanmamaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu nedenle, mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, mevcut ise toprak komisyonu belirtmelik tutanakları, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri çevre parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilerek oluşması halinde beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazın toprak yapısı incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve rapor düzenlettirilmeli, taşınmazın dört tarafının da mera ile çevrili bulunduğu gözetilerek çekişmeli taşınmazın meradan açma olup olmadığı tartışılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.