YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4861
KARAR NO : 2009/5761
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 878 ada 32 parsel sayılı 44815.17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 878 ada 32 sayılı parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın kısmen davalıya ait tapu kapsamında kaldığı, Hazine’ye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu, tapu tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle ile iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 23.7.1963 tarihli belirtmelik tutanağının 1767 parseline 24.2.1953 tarih ve 69 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmış ve bu kaydın gayrı sabit sınırlı olması nedeniyle bu parselin 3463 ve 3464 nolu parsellere ifraz edilerek, 3463 numaralı parsel tapu kaydı miktarı olarak … adına bırakılmış bu kayıt, satış yolu ile davalı tarafa geçmiştir. Miktar fazlası olarak ayrılan 3464 sayılı parsel ise 2.1.1964 tarih ve 366 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmış olup Hazinenin bu tapu kaydına dayanarak dava açtığı anlaşılmaktadır. Davalının dayandığı ve 24.2.1953 tarih ve 69 sıra numaralı tapudan gelen 12.4.2004 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı değişebilir nitelikli “dere” hudutlu olup Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.9.1952 tarih ve 952/60 esas, 105 sayılı ilamı ile oluştuğu halde Mahkemece tapu dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilerek bu ilam ve haritası ile Hazine’ye ait tapu kaydının dayanağı tevzi haritaları birlikte uygulanmak suretiyle kapsamları belirlenmemiş, tescil davasında Hazine’nin taraf olup olmadığı incelenmemiştir. Tescil ilamı ile oluşturulan davalı tapusunun tesis tarihi ile miktar fazlası bölüm için oluşan Hazine tapusunun tesis tarihi arasında zilyetlik yolu ile iktisap için gerekli olan 20 yıllık sürenin dolmamış olması nedeniyle miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı hususu da gözardı edilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile varsa haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif yapılarak
./..
2009/4861-5761 Sh:2
tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, davalı tarafın dayanağı tescil krokisinin bulunamaması veya uygulanma kabiliyetinin bulunmaması halinde ise kaydın gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli olacağı gözönünde bulundurulmalıdır. Belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda, davalı tarafın dayandığı, tapu kaydı ve tescil krokisi kapsamında kalan kısmın davalı adına, Hazine tapusu kapsamında kalan kısmın ise tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tesciline; yapılan uygulama sonunda davalı ve Hazine tapusu kapsamı dışında kalan bölüm bulunduğunun saptanması halinde ise bu bölümün taşınmaza güney sınırda komşu bulunan 878 ada 19 sayılı mera parselinin uzantısı olup olmadığı da yöntemine göre araştırılmak suretiyle, davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.