Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/457 E. 2009/936 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/457
KARAR NO : 2009/936
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

MAHKEMESİ : ALANYA İCRA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair Alanya İcra Mahkemesinin 13/09/2007 tarihli ve 2007/1811 esas, 2007/1925 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 347. maddesinde yer alan “bu bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği 15/11/2006 tarihi ile şikayet dilekçesinin verildiği 17/05/2007 tarihi arasında anılan maddede belirtilen 3 aylık sürenin gerçekleşmiş bulunduğu gözetilmeden, şikayet hakkının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 17.12.2008 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-130-07-8029-2008/14290-61766 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 05.01.2009 tarih ve K.Y.B.2008/275679 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; Şikayet süresi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesinde “Bu bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. “şeklinde düzenlenmiştir. Borçlu hakkında yürütülen icra takibinde ödeme emrinin 08.11.2006 tarihinde borçluya tebliğine rağmen süresi içinde İİK’nun 74.maddesinde göre mal beyanında bulunulmaması nedeniyle isnat edilen eylemin 15.11.2006 tarihinde işlendiğinin kabulü zorunludur. Borçlu hakkındaki Alanya 1.İcra Müdürlüğünün 2006/3898 esas nolu dosyasında ödeme emrinin tebliğinden sonra alacaklı vekilinin ilk olarak 01.10.2007 tarihinde işlem yaptığı anlaşılmaktadır. Daha önceki bir tarihte işlem yaptığına dair dosyada bir delil bulunmadığına göre 17.05.2007 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.