Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/1175 E. 2008/482 K. 12.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1175
KARAR NO : 2008/482
KARAR TARİHİ : 12.02.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 452 parsel sayılı 22.695,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazineyi temsilen Mal Müdürü, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, çekişmeli parselin 10.03.2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 997,11 metrekarelik bölümünün Hazine adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine taşınmaz üzerinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı mevcuttur şerhi verilmesine, (B) harfi ile gösterilen 21.698,58 metrekarelik bölümünün ise davalılar adına elbirliği mülkiyeti şeklinde tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece arkeolog bilirkişinin 10.03.2007 tarihli raporuna göre üzerinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olduğundan bahisle çekişmeli parselin (A) harfi ile gösterilen 997,11 metrekarelik bölümünün Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 21.698,58 metrekarelik bölümünün tespit malikleri adına elbirliği mülkiyeti şeklinde tapuya kayıt ve tesciline dair hüküm kurulmuş ise de bu kabul eksik incelemeye dayalıdır. Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07.11.1989 gün ve 532 sayılı kararı ve haritası gereği gibi yerine uygulanmamış ve kapsamı belirlenmemiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi 30.5.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5663 sayılı Kanunla “Ancak, kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde değiştirilmiş yine aynı kanunla 2863 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7.madde ile de “Kadastrosu devam eden taşınmazların sınırlandırma ve tespiti işleri ile devam eden davalarda da bu kanunun 11.maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” hükmü getirilmiştir. Bu nedenle öncelikle 2863 sayılı Yasa’nın yukarıda bahsedilen hükümleri uyarınca taşınmazın temyize konu (B) bölümünün arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığının, üzerinde kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi; temyiz konusu bölümün tamamının veya bir kısmının1. ve 2. derece arkeolojik sit alanı kapsamında kalmadığının, yine üzerinde kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurullarınca tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığının belirlenmesi halinde ise bu bölümün zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı, davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.