YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/897
KARAR NO : 2009/2299
KARAR TARİHİ : 07.04.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR :
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … Muhtarlığını temsilen köy muhtarı … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü Açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 11 ve 103 ada 20 parsel sayılı 1,098.637,03 ve 1.918.858,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı, yasal süresi içinde tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmalarına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içeriğine, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının çekişmeli 103 ada 20 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile saptanmış olduğuna göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 103 ada 20 parsel sayılı taşınmaz yönünden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 625.00 TL vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazineye verilmesine,
2) Davacı vekilinin 102 ada 11 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacı tarafın dayandığı tapu kaydının yolsuz tescil ile oluştuğu ve hukuken değer taşımadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacının tutunduğu 23.07.1993 tarih 18 sıra numaralı tapu kaydı 05.06.1969 tarih 47 sıra numaralı tapu kaydından gelmekte olup bu kayıt da Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.1962 tarih 1960/197 esas 1962/84 sayılı tescil ilamına istinaden oluşturulmuştur. Mahkemece, sözü edilen tescil ilamında davacının davasının reddedildiği ifade edilmiş ise de bu ifade gerçeği yansıtmamaktadır. Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/197 esas, 1962/84 sayılı dava dosyası mahkeme arşivinde aranmış, arşivi su basmış olması nedeniyle bulunamamış ise de mahkeme arşivinden ve Tapu Sicil Müdürlüğü’nden getirtilen tescil ilamının onaylı örneğinin incelenmesinde, davacı … tarafından çok sayıda taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı olarak tescil davası açıldığı ve yargılama sırasında … ve arkadaşlarının bir kısım taşınmazlarda kendi paylarının da bulunduğu iddiasıyla davaya müdahale ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının tutunduğu tapu kaydına esas olan 51. sıradaki taşınmazda müdahillerin de paylarının bulunduğu
./…
2009/897-2299 S/2
belirlenerek davacı … adına müstakil tescil talebinin reddedildiği, feragate konu olan taşınmazın 51 değil 47. sıradaki taşınmaz olduğu ve hükmün son paragrafında 51. sıradaki taşınmazın … ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Hazine ve Köy Muhtarlığının da taraf olduğu hukuken geçerli ve kesinleşmiş bir mahkeme hükmüne dayandığı anlaşılan tapu kaydına değer vermek zorunlu bulunmaktadır. Ancak gerek mahkeme ilamında ve gerekse de tapu kaydında taşınmazın yüzölçümü gösterilmemiştir. Taşınmazın niteliği “Ağıl ve Çayır” olup mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tanık ve davalı köy muhtarının beyanları ile uzman fen bilirkişi raporundan, gayrısabit hudutlu tapu kaydının nizalı 112 ada 11 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne uyduğu, tapu kaydında yazılı “ağıl”a ait harabelerin zeminde durduğu ve bu ağıl civarındaki bir kısım yerin kayıt maliklerince çayır olarak kullanıldıkları anlaşılmaktadır. Sorun, ağıl ve çevresinde çayır olarak kullanılan ve tapu kaydı kapsamında kalan alanın yüzölçümünün nasıl belirleneceği noktasında toplanmaktadır. Yukarıda sözü edilen tescil ilamının ikinci sayfasında, dava konusu taşınmazların yüzölçümünün “20’şer dönümü” geçmediği belirtilmektedir. Hal böyle olunca mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tapu kaydının mevkii, sınırları ve özellikle Veysel tarlası hususunda ayrıntılı bilgi alınmalı, ağıl çevresinde davacı ve bayilerinin çayır olarak kullandıkları alanları kesin olarak göstermeleri istenmeli, uzman ziraatçi bilirkişiden çayır olarak kullanıldığı söylenen alanların bu nitelikte kullanıma uygun olup olmadıkları yönünde ayrıntılı rapor alınmalı, ağıl harabesi ve çevresinin davacı dayanağı gayrisabit sınırlı tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde nizalı taşınmaz içinde bulunan ağıl harabesi ile çevresinde çayır olarak kullanıldığı söylenen ve ziraatçi bilirkişi tarafından da çayır olarak kullanıma elverişli olduğu doğrulanan azami 20 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz bölümü, tapu kaydının miktarı ile kapsadığı yer olarak kabul edilmeli, fen bilirkişisine mahalli bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdikleri yerleri ve tapu kaydının yukarıda açıklanan biçimde belirlenecek kapsamını gösterecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hüküm ifade etmeyeceği dikkate alınarak tapu kaydının miktarına göre belirlenen kapsamının “ağıl ve çayır” niteliğiyle tapudaki payı oranında davacı adına, geriye kalan payların Hazine adına tesciline, tapu kaydının miktarına göre kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümünün ise tesbit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmelidir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile çekişmeli 112 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA, Yargıtay durşması için belirlenen 625.00. TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.