YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/693
KARAR NO : 2008/566
KARAR TARİHİ : 12.02.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 267 parsel sayılı 24572.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taşlık ve çalılık vasfı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin 15.06.2006 tarihli fen bilirkişi raporunda “A” ile gösterilen kısmın davacı …, “B” ve “C” harfleri ile gösterilen kısımların ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın temyize konu bölümünün niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, davacı taraf adına kayıt ve belgesiz olarak tespit edilmiş taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılmamış, taşınmazın temyize konu bölümünün içinde bulunan taşlık ve kayalık kısımların taşınmazdan ifrazının mümkün olup olmadığı hususları üzerinde durulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın temyize konu bölümünün niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davacı taraf adına kayıt ve belgesiz olarak tespit edilmiş taşınmaz bulunup bulunmadığı yöntemince mercilerinden sorulmalı, var ise taşınmazların onaylı tutanak örnekleri getirtilmeli, taşınmazın temyize konu bölümünün içinde bulunan taşlık ve kayalık kısımların taşınmazdan ifrazının mümkün olup olmadığı araştırılmalı, mümkün ise bu kısımların kroki üzerinde gösterilmesi istenilmek suretiyle keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.