Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6934 E. 2009/6061 K. 02.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6934
KARAR NO : 2009/6061
KARAR TARİHİ : 02.10.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 113 ada 193 parsel sayılı 1915232.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri … Köyü halkı tarafından mera olarak kullanılması nedeniyle mera niteliği ile ortamalı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşmı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 14.07.2008 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4501.892 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, geri kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı adına tesciline karar verilen ve (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olup davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığına ve tespitinde herhangi bir kayıt ve belge uygulanmadığına göre çekişmeli taşınmaz bölümü ile taşınmazın geri kalan bölümü yönünden usulen mera araştırması yapılması gereği mahkemece gözardı edilmiştir. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde, komşu köylerde oturan ve davada yararı olmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından belirlenecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle bildirecekleri taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmaz bölümünün öncesinde mera olup olmadığı, taşınmazın geriye kalan bölümünden ne suretle ayrıldığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğinin tarım arazisi mi yoksa mera mı olduğunu bildirir biçimde, uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca davacı adına kayıt ve belgeye dayanmaksızın tespit edilen taşınmaz miktarı da göz önünde bulundurulmalı, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.