Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19679 E. 2023/76 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19679
KARAR NO : 2023/76
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskilip Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İskilip Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2016 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 50 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçsuz olduğuna, bakıma muhtaç durumda olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, 30.12.2015 tarihi öncesinde, İskilip Belediyesine birden fazla defa müracaat ederek, katılanın usulsüz olarak su kullandığına dair ihbarda bulunmak suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. İskilip Belediye Başkanlığı Su Tahakkuk Servisinin 30.12.2015 tarihli, İSK.077/65 ve 15.02.2016 tarihli İSK. 026/07 sayılı yazılarında, sanığın, belediye personeline sözlü olarak ve telefonla defalarca, katılanın usulsüz olarak su kullandığına dair ihbarlar üzerine yapılan incelemelerde, ihbarların asılsız olduğu belirtilmiştir.
3.Sanık savunmasında; iftira kastıyla hareket etmediğini ve şikayet hakkını kullandığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Cumhuriyet savcılığınca, taraflar arasında husumet bulunduğuna dair soruşturma örneklerinin, Uyap sistemi üzerinden alınarak, dosyaya eklendiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın yukarıda açıklanan şekilde usulsüz su kullanmadığını bildiği halde, hakkında idari adli yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla katılana hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskilip Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.