YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1075
KARAR NO : 2009/1051
KARAR TARİHİ : 26.02.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 201 ve 202 parsel sayılı 17070.40 ve 13811.75 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin çayır vasfı ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar kesinleşmiş mera parseline sınır olup, yapılan her iki keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporlarında da birbiriyle uyumlu olarak taşınmazların ortalama %70 eğimli toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle mera niteliği taşıdıkları açık ve kesin olarak belirtilmiştir. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukuken değer taşımaz. Bilimsel nitelik taşıyan ve birbirini doğrulayan zirai bilirkişi raporları karşısında soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek, hüküm kurulamaz. Mahkemece davanın reddine ve çekişmeli parsellerin 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 16/B maddesi uyarınca mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.