YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1036
KARAR NO : 2009/1684
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 317 ada 26, 27, 28, 30 ve 321 ada 1 parsel sayılı 15339.58, 20263.06, 9956.82, 32172.38, 7295.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine ve çekişmeli 317 ada 26, 27, 28, 30, 321 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı …’in köy muhtarı olmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı, çekişmeli taşınmazların köy merası olmasına rağmen davalılar adına tesbit edildiğini ileri sürerek tespite itiraz etmiştir. Meralara ilişkin davalarda Hazine’nin yanı sıra, meralardan yararlanma hakkı olan Köy Tüzel Kişilikleri ve Belediyelerin de dava açma hakları bulunmaktadır. Ayrıca köy merasından yararlanmakta olan köylünün meranın özel mülkiyet kapsamına alınması nedeniyle kullanım hakkı kısıtlandığından dava açma ehliyetinin, bulunduğu uygulamada kabul edilmektedir. Nitekim Dairemizin 25.12.2008 tarih 2008/9607-9607 sayılı kararı ile; 7.Hukuk Dairesinin 8.4.2008 tarih, 2008/1559-1422 ve 14. Hukuk Dairesinin 27.5.2008 tarih, 2008/5700-6644, 22.3.2007 tarih, 2007/1317-3085 sayılı kararları da bu yöndedir. Hal böyle olunca, Mahkemece çekişmeli taşınmazlar yönünden tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplanmalı, yöntemince mera araştırması yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.