Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10240 E. 2022/9991 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10240
KARAR NO : 2022/9991
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarih ve 2017/441 – 2018/544 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmak
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun 3, 5/1, TCK’nın 221/4, 62/1, TCK’nın 53/1, 58/9, 63/1 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın etkin pişmanlıkta bulunarak teşhislerde bulunması nedeniyle açılan ve bu dosya ile birleştirilen aynı mahkemenin 2018/116 Esas sayılı birleşen dosyası yönünden savunması alınırken müdafi hazır bulunmadan ifadesinin alındığı, aynı celsede müdafinin yokluğunda esasa ilişkin mütala alınıp mahkumiyet hükmü kurularak yargılamanın bitirildiğinin anlaşılması karşısında; müdafii hazır

bulunmayan sanığa CMK’nın 156. maddesi uyarınca re’sen bir müdafii görevlendirilmediği, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması yapıldığı dikkate alındığında, CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde müdafiinin yokluğunda birleşen dosya yönünden sanığın savunmasının alınması ve esasa ilişkin mütalaa alınarak hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; mahkeme gerekçesine göre, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği, hakkında soruşturma bulunmayan kişiler hakkında da beyanda bulunduğu kabul edilen sanık hakkında, verdiği bilgilerin etkinliği ve beyanda bulunduğu 9 kişi hakkında soruşturma bulunmuyor olması da nazara alınarak TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca tayin olunan cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 28.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.