YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4391
KARAR NO : 2008/236
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 46 parsel sayılı 665.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına istinaden davalılar adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine vekili taşınmazın Hazineye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin hisseleri belirtilerek davalıların mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parselin davalıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalıların dayandığı Mart 1308 D. 7 numaralı sicilden gelen Aralık 1937 tarih 9 numaralı tapu kaydı gereği gibi yerine uygulanıp kapsamı belirlenmemiştir. Tespite esas (mükerrer oluştuğu anlaşılan ve Aralık 1937 tarih 9 numaralı tapu kaydı ile aynı hudutları içeren) Mayıs 1955 tarih 9 numaralı tapu kaydı dava konusu parselle birlikte dava dışı 47 sayılı parsele miktarından çok fazlası ile revizyon görmüştür. Tapu kaydı “iki tarafını …” okumaktadır. Teknik bilirkişi raporunda, Şabani yolu çekişmeli parselin batısında ve güneyinde 47 sayılı parselin arasında gösterilmiştir. İsimli olan yolların zemindeki yerleri eski tarihli memleket haritası celp edilip belirlenmemiştir. Bu nedenle bölgeye ilişkin haritalar celp edilip mahallinde yeniden icra olunacak keşif esnasında tapu kaydında okunan yollar zeminde belirlenmeli, Kalaç hududunun kıraç olup olmadığı üzerinde durulmalı, tapu kaydı “iki tarafı Şabani Tariki” okuduğundan Şabani yolunun iki ayrı yol olup olmadığı veya çekişmeli taşınmazı iki yönden çevreleyip çevrelemediği belirlenmeli, Şabani yolunun tek bir yönde bulunduğunun belirlenmesi halinde tapu kaydının üç hudutlu olduğu ve sabit hudutlu olmadığı göz önünde tutularak kapsamı belirlenmeli, kapsam tayininde aynı tapu kaydının revizyon gördüğü 47 sayılı parsel dikkate alınmalı, uygulama sırasında çevre parsel tutanak ve dayanakları kayıtlardan yararlanılmalı, çekişmeli parselin dayanak tapu kaydı kapsamında kalmaması halinde veya tapu kaydı kapsamı haricinde kalan bölümlerin mevcut olması halinde bu bölümlerin niteliği hakkında toprak yapısı inceletilerek 3 kişilik ziraat yüksek mühendisleri veya ziraat mühendisleri arasından seçilecek uzman bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın tapu malikleri tarafından birlikte mi, yoksa ayrı ayrı mı kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, kullanım durumuna ve tesbit gününde
5602 sayılı Yasa yürürlükte olduğuna ve 1617 sayılı kanun hükümleri henüz yürürlüğe girmemiş bulunduğuna göre koşulları oluşmuş ise her bir parçada 100 dönüm miktarındaki taşınmaz bölümünün zilyetlikle mülk edinilmesinin mümkün olabildiği düşünülmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de; davanın reddine karar verildiği halde tespit malikleri adına tespitteki payları oranında tescile karar verilmesi gerekirken, tapudaki hisselere göre belirleme yapılarak karar verilmesi de isabetsiz bulunmaktadır. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.