YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/646
KARAR NO : 2009/1784
KARAR TARİHİ : 20.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 214 ada 168 parsel sayılı 5.156 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın dört tarafı 214 ada 186 sayılı mera parseli ile çevrili olup, 1964 tarihinde yapılan toprak tevzii çalışmalarında tevziin 2290 sayılı parseli olarak 1945 tarihinde meradan açılması nedeniyle taşınmaz hakkında Hazine adına 1.2.1966 tarih 431 numaralı tapu kaydı oluşmuştur. Tapu kaydının bütün hudutları “mera“ okumakta olup, çekişmeli taşınmaz da meranın ortasında mera bütünlüğünü bozucu niteliktedir. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukuken değer taşımaz. Bu nedenlerle davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ve soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.