Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/10390 E. 2009/1796 K. 20.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10390
KARAR NO : 2009/1796
KARAR TARİHİ : 20.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 parsel sayılı 6.568 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz paylı tapu kayıtları, irsen intikal, taksim nedeniyle eşit paylarla davacı-davalı …, …, … ile davalı … adına 118, 159, 297, 307 ve 308 parsel sayılı 6.051, 1.409, 10.683, 6.007 ve 5.470 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar paylı tapu kayıtları, irsen intikal ve taksim nedeniyle davacı-davalı … adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı-davalı …, irsen intikal ve taksime dayanarak 107 sayılı parselin tamamının adına tescili istemi ile davacı-davalı … ve … intikal ve taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak 118, 159, 297, 307 ve 308 sayılı parsellerin muris … mirasçıları adına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların reddine ve çekişmeli 107, 118, 159, 297, 307 ve 308 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları vekili ve davacı … ve … ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli parsellerin tarafların ortak murisi …’den kaldığı ve terekesinin paylaşıldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli değildir. Davacı-davalı …, taşınmazların kök muris …’den kaldığı ve 50 yıl önce yapılan taksim sonucu 107 sayılı parselin tamamının kendisine düştüğü iddiasına, davalı-davacı … ve arkadaşları ise, 118, 159, 297, 307 ve 308 sayılı parsellerin muris …’den kaldığı ve miras payları bulunduğu iddiasına dayanmışlardır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak muris … terekesinin tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı hususundadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarından kök murise ait terekenin usule uygun şekilde taksim edilip edilmediği anlaşılamadığı gibi ortak kök muris …’in ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu ve akibetlerinin ne olduğu da araştırılmamıştır. Paylaşmaya dayanan taraf paylaşmanın varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Doğru sonuca varılabilmesi için ortak kök muris …’in ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşifte kök muris …’in terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, … mirasçıları arasında usulen paylaşma olup olmadığı, varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa hissesine karşılık ne aldığı,
paylaşmadan önce veya sonra mirasçılar tarafından kendi aralarında veya 3. şahıslara pay satışı veya bağış olup olmadığı, çekişmeli taşınmazların paylaşma dışı bırakılıp bırakılmadığı, diğer mirasçıların davacı-davalı …’ın kullanımına itiraz edip etmedikleri, müstakilen diğer paydaşlar adına ortak kök muristen intikalen gelen taşınmaz tespit edilip edilmediği gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, uzun süreli kullanımın harici paylaşmanın karinesi olabileceği ve paylaşmada pay eşitliğinin zorunlu olmadığı da gözönünde bulundurularak toplanacak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz olup, taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.