Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6941 E. 2023/263 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6941
KARAR NO : 2023/263
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 05.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “… 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/402 E., 2011/299 K. Sayılı dosyasında tutuklu kaldım. Yapılan yargılama sonunda beraatime karar verildi. Tutuklu kaldığım süresinin infaz etmekte olduğum cezamdan mahsubuna ilişkin talebim reddedildi. Tutuklu kaldığım süreye ilişkin toplam 100.000,00 TL maddi ve manevi zararım vardır. Günlüğü 100,00 TL üzerinden bilirkişi tarafından hesaplanacak tazminatın tarafıma ödenmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 15.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davacı dava dilekçesinde talep ettiği 100.000,00 TL’nin ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminat bedeli olduğunu belirtmediğinden davanın reddi gerekir. Davanın dava açma süresinde açılıp açılmadığının, aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığının tespiti gerekir. Kanunda belirtilen hususları içermeyen dava dilekçesinin esasa girilmeden reddi gerekir. Talep edilen tazminat miktarı fahiştir. Davacının tutuklu kaldığı süre başka bir cezasından mahsup edilmişse tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Davacının bir vekille temsil edilmesi halinde, vekalet ücretine hükmedilecek olursa sulh ceza hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretin göz önüne alınması gerekir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/148 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/1158 Esas, 2019/1092 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2021 tarihli ve 2019/104253 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosyanın incelenmesinde, davacının … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/402 E. sayılı dosyasında 17.08.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 18.08.2010 tarihinde tutuklandığı, 09.03.2011 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda 12.10.2011 tarih ve 2011/299 K., sayılı karar ile beraatine karar verildiği, kararın 13.02.2012 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından, davacının süresinden sonra yapılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/402 E., 2011/299 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli cinsel saldırı suçundan 18.08.2010 – 09.03.2011 tarihleri arasında 203 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 13.02.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının 05.11.2018 tarihinde dava açtığı, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/1158 Esas, 2019/1092 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.