YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2026
KARAR NO : 2009/4258
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ : Kadıköy 1. İcra Mahkemesi
İİK’nun 331. maddesine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve …’ün ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş; hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili 21.05.2007 havale tarihli dilekçe ile sanıklardan …’ın müvekkiline 18.10.2006 keşide tarihli ve 14.200,00 TL bedelli bir adet çek verdiğini, çekin karşılıksız kaldığını ve hakkında 04.12.2006 tarihinde Kadıköy 3. İcra Müdürlüğünün 2006/15238 esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, takibin kesinleşmesi üzerine 18.01.2007 tarihli yazı ile borçlu adına kayıtlı … plaka sayılı aracın kaydın haczi için Bakırköy Trafik Şube Müdürlüğüne yazı yazıldığını, anılan müdürlüğün verdiği cevabi yazıda aracın …. Noterliğinin 11.01.2007 tarih ve 1152 yevmiye numaralı satış sözleşmesine istinaden … isimli şahsa devredildiğini, bu işlemin müvekkilinin zarara uğratılması maksadıyla yapıldığını, müştekinin anılan araç dışında haczi mümkün başka mal varlığına da rastlanmadığını, bir kısım malları üzerine haciz işlemi uygulanmışsa da bu mallar üzerinde sayısız haciz bulunduğundan müvekkilinin alacağına kavuşmasının mümkün görülmediğini, kaldı ki haczedilen eşyaların borcu dahi karşılamadığını ileri sürerek şikayette bulunduğu, yargılama sonunda satışın muvazaalı olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
Şikayete konu araç 11.01.2007 tarihinde satıldığına ilişkin Bakırköy Trafik Şube Müdürlüğünün 22.01.2007 tarihli yazısından 23.01.2007 ve 19.02.2007 tarihlerinde icra dosyasında işlem yapmak suretiyle haberdar olan müştekinin 21.05.2008 tarihinde şikayette bulunduğu dikkate alındığında, İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesinde belirtilen üç aylık ve her halde bir yıllık şikayet süresinin geçtiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca müştekinin şikayet hakkının düşürülmesi yerine sanıkların beraatlerine karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasından “Müsnet suçun unsurları teşekkül etmediğinden sanıkların beraatlerine” kısmının çıkartılarak, yerine “İİK’nun 347. maddesinde öngörülen 3 aylık şikayet süresi geçtikten sonra şikayette bulunduğu anlaşılmakla, müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine” yazılmak suretiyle hükmün sair hususlar incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesi gereğince isteme aykırı olarak düzeltilerek ONANMASINA, 15.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.