YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1331
KARAR NO : 2009/1900
KARAR TARİHİ : 24.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 53, 56, 57, 84, 86, 95, 173, 104 ada 24, 45, 106 ada 25, 107 ada 24, 50, 108 ada 13, 17, 109 ada 16, 28, 62, 69, 97, 151, 168, 207, 111 ada 33, 57, 112 ada 47, 137 ada 1, 138 ada 1, 140 ada 1, 142 ada 2 parsel sayılı 9713.10, 5208.41, 12720.77, 18897.17, 7543.64, 9509.42, 4527.81, 7292.54, 7888.42, 5930.04, 12479.02, 21800.09, 5640.22, 5013.75, 12744.75, 34552.47, 19522.68, 9223.28, 16534.25, 1069.10, 5530.40, 2960.89, 2538.93, 6821.89, 9537.40, 266.77, 1033.38, 627.92, 1050.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların … mirasçıları olan davacı ve paydaşları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacı taraf, 103 ada 56, 57, 104 ada 45, 107 ada 50, 109 ada 16 ve 62 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu kayıtlarına, 112 ada 47 parsel sayılı taşınmaz yönünden vergi kaydına, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Davacı tarafın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu ettiği taşınmazların yüzölçümlerinin toplamının 100 dönümü geçmesine rağmen mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde yazılı miktar sımrlamaları hususunda yöntemince araştırma yapılmamıştır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, davacı tarafın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu ettiği taşınmazların muris …’dan kaldığı ve taksime konu olmadığı anlaşılmaktadır. Doğru sonuca ulaşabilmek için muris …’nın belgesiz olarak aynı calışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği mercilerinden sorulmak suretiyle miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, Muris … adına belgesiz olarak tespit gören
taşınmaz ya da taşınmazlar var ise bu taşınmazların kesinleşme durumlarını gösteren onaylı kadastro tutanak örnekleri getirtilerek belgesiz olarak iktisap edinilebilecek taşınmaz miktarı belirlenmeli, 100 dönümden fazlasının belgesiz olarak iktisap edinilemeyeceği ve 100 dönüm miktar fazlasının davalı Hazine adına tescilinin gerektiği hususları gözetilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de, muris … mirasçıları adlarına tescile karar verilen paylar toplamı ile payda birbirine eşit değildir. Bu durum da hükmün infazı da mümkün olamayacağından pay payda eşitliği sağlanacak şekilde hüküm oluşturulmalıdır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.