Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/11575 E. 2009/10204 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11575
KARAR NO : 2009/10204
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maaş bağlandıktan sonra Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisi yapılmaması gerektiğinin tespiti ile yapılan kesintilerin davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 31.12.1998 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olmadığının, 01.06.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle davalı Kurumca 01.06.2006-04.10.2006 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarından şimdilik 1.600.00 TL.’nin davalı Kurumdan tahsili, davalı Kurumca davacıdan 31.12.1998-27.09.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden fuzulen tahsil edilen primlerden şimdilik 2.000.00 TL. ile kesilen SGDP’den 100.00 TL. kısmının yasal faizi ile istirdadı, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 31.12.1998 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığının, 01.06.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, bu tarihten sonra yatan primlerin dava tarihinden itbaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, davacının birikmiş aylıklarından 1.600.00 TL.’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, davacının SGDP ile sorumlu olmadığının tespiti ile kesilen primlerden 100.00 TL.’nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının bakkallık faaliyetinden 28.03.1983-15.05.1984 tarihleri arasında vergi, 04.10.1983-15.03.1996 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu 25.01.1988 tarihinde Limited Şirket ortağı olduğu, vergi kaydına istinaden 28.03.1986 tarihinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edilip oda kaydının sona erdiği 15.03.1996 tarihinde terkin edildiği, şirket ortağı olduğunun öğrenilmesi üzerine terkin tarihinin önce şirketin münfesih olduğu 31.12.1998 tarihine çekildiği, davacının, 28.03.1983-31.12.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında geçen sigortalılık süresine dayalı olarak 29.05.2006 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebi ile kuruma başvurduğu, Kurum tarafından birikmiş prim borcunun ödenmesine olanak tanınarak tahakkuk ettirilen prim borcu davacı tarafından 29.05.2006 tarihinde ödendiği, davacı yaşlılık aylığı bağlanmasını beklerken bu kez kurum 31.12.1998 tarihinden sonra Limited Şirket kaydının Ticaret Sicilde devam etmesi nedeniyle ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle 31.12.1998 tarihli terk işlemini iptal ederek davacıyı 27.09.2006 tarihine kadar sigortalı olarak kabul edip ek prim borcu tahakkuk ettirildiği, 18.09.2006 da yapılandırılan borç davacı tarafından 22.09.2006 tarihinde ödendiği, 27.09.2006 tarihli ikinci tahsis talebine dayalı olarak 28.03.1983-27.09.2006 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresi ve 95 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresi olmak üzere toplam 23 yıl 9 ay 24 gün sigortalılık süresi üzerinden 04.10.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, bağlanan yaşlılık aylığından 01.10.2006 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Destek Primi kesildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan; yasal sermaye artırımı konusundaki yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve faaliyeti bulunmayan, giderek Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2003 tarih 2003/532E-514K sayılı ilamı ile münfesih olduğu tesbit edilen Limited Şirket ortağı olan davacının zorunlu Bağ Kur sigortalılığının devam edip etmeyeceği ile 29.05.2006 tarihinde ödenen primin 15 tam yıl üzerinden prim ödemesine karsı gelip gelmeyeceği noktasındadır.
Davacı her ne kadar 25.01.1988 tarihinden beri Limited Şirket ortağı ise de bu şirket sermaye artırımı yapmamak suretiyle 31.12.1998 tarihinde münfesih duruma düşmekle ve Konya Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile münfesih olduğunun ve tespitine karar verilmekle davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının 31.12.1998 tarihinde sonra erdiğinin kabulü gerekir. Davacının 02.09.2006 tarihinde ilk tahsis talebinde buluduğu 28.03.1983-31.12.1998 tarihleri arasında 15 yıl 9 ay 3 gün primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunmakla davacı 01.10.2006 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmış durumdadır.Davalı Kurumca davacının sonradan 27.09.2006 tarihine kadar sigortalı sayılmak suretiyle prim tahsil edilerek kazandırılan sigortalılık süresi 28.03.1983-27.09.2006 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi süre ile 95 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresi ile birlikte 23 yıl 9 ay 4 gün olup bu süre tam yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli de olmadığından bu durumun davacı yararına bir kazanım sağlamayacağı da açıktır. Bu nedenle mahkemece davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının 31.12.1998 tarihi itibariyle sona erdiğinin, davacının 01.06.2006 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına (kısmi aylık ) hak kazandığının ve davacının 01.10.2006 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Destek Primi ödemekle sorumlu olmadığının, davacıdan davalı Kurumca 01.01.1999-27.09.2006 dönemi yönünden prim tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemin doğru olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen hüküm doğrudur.
Öte yandan davacı dava dilekçesinde davalı Kurumca 01.01.1999-27.09.2006 tarihleri arasında tahakkuk ettirilip fuzulen ödediği primlerden şimdilik 2.000.00 TL.kısmın iadesini talep ettiği halde talep aşılmak suretiyle 01.06.2006 tarihinden sonra ödenen tüm primin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya iadesine karar verilmiş olması da hatalı olmuştur.
Ayrıca, davacıya 01.06.2006 tarihi itibariyle bağlanması gereken kısmi yaşlılık aylığı 15 yıl 9 ay 3 gün sigortalılık süresi esas alınarak bağlanacağından ve davacı 2006 yılı 6.,7.,8. ve 9. Ayları için tahakkuk ettirilmesi gereken birikmiş yaşlılık aylığından 1.600.00 TL’sını istediğinden mahkemece davacının bu aylar yönünden ne kadar birikmiş aylık alacağı bulunduğunu sigortalılık süresi bildirilmek suretiyle Kurumdan sormak ve çıkacak sonuca göre karar vermek gerekir.
Yapılacak iş; davacıya Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2006 ayları için 15 yıl 9 ay 3 gün sigortalılık süresi üzerinden ödenmesi gereken aylık miktarını ve davacının 01.06.2006 tarihinden sonra fuzulen ödediği prim miktarını Kurumdan sormak ve çıkacak sonuca göre talepte gözetilmek suretiyle bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.