Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2022/2038 E. 2022/7088 K. 27.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2038
KARAR NO : 2022/7088
KARAR TARİHİ : 27.09.2022

MAHKEMESİ : … 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak, menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar; taraflarca temyiz edilmiş, kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 27/09/2022 tarihinde davacılar vekili Av. … geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar; mülkiyeti davalıya ait olan taşınmazın 2.300 m² kısmını piknik yeri ve restaurant amaçlı olarak işletmek üzere 15/05/2012 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kiralananı inşaat ve imalatlar yaparak işletmeye hazır hale getirdiğini ancak davalının davranışları nedeniyle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek; sözleşmenin haklı nedenle feshine, teminat olarak verdiği senetlerin kira bedellerine mahsuben verildiğinin tespiti ile iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kira sözleşmesine konu arsayı işletmeye açabilmek için yaptığı masraflardan 100.000TL, kira bedeli olarak ödediği 43.600TL, işyerinin açılacağı düşüncesi ile istihdam edilen personele ödediği 77.860TL, gelir kaybı ve yoksun kalınan kar nedeni ile 50.000TL’nin davalıdan tahsilini ve kira sözleşmesinin dava müddetince tapu siciline şerh verilmesini istemiş, bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.

./…

-2-
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 10/09/2013 tarihinden itibaren ileriye dönük olarak haklı nedenlerle fesih edildiğinin tespitine, faydalı ve zorunlu masraf alacağı olan 100.000,00 TL’nin 16/09/2013 tarihinden itibaren, 480.061 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, müspet zarar alacağı olan 18.090,62 TL üzerinden %15 hakkaniyet indirimi yapılması sonucunda 15.377,03 TL’nin 16/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacılar tarafından davalıya 10/09/2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin ödenen 970,09 Euro kira parasının karşılığı olan 2.665,22 TL’nin 16/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, taraflar arasında kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenen, kambiyo senetlerinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar taraflarca istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince; davanın, kiralananın anahtarı teslim edilmeden önce açıldığından faydalı tazminatla ilgili davanın reddine karar verilmesi gerektiği, sözleşmenin feshine davacı kiracı kendisi sebebiyet verdiğinden mahrum kaldığı kâr kaybına ilişkin zararı isteyemeyeceği, yine aynı davada hem menfi hem müspet zararın istenebilmesinin mümkün olmadığı, kira sözleşmesinin tahliyeye kadar ayakta kaldığı, davacı kiracının faaliyette bulunduğu, bu nedenle davacının ödediği kira bedellerinin iadesini ya da personel giderini sözleşme hiç kurulmamış gibi baştan itibaren yok sayarak isteyemeyeceği, bu nedenlerle kâr kaybına ilişkin isteğin ve sair müspet ve menfi tazminat taleplerin tahliye tarihinden sonraki senetlerin iptali dışında tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı vekilinin başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davanın kısmen kabulü ile kambiyo senetlerinin iptaline, taşınmaz 01/07/2014 tarihinde tahliye edildiğinden feshin tespitine ilişkin istemin reddine, fazlaya ilişkin diğer taleplerinde reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine, Dairemizin 25/06/2019 tarihli ve 2018/7821 E. 2019/5774 K. sayılı kararıyla; davacıların sair temyiz itirazlarının reddedildikten sonra, dava konusu taşınmazın, davanın devamı sırasında tahliye edildiği, dava şartı noksanlığı hüküm anında giderilmiş olmakla, kiralanana yapıldığı iddia ve ispat edilen faydalı ve zorunlu masrafların, kiraya verenden talep edilmesine herhangi bir engel bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davanın kısmen kabulü ile davacılar tarafından dava konusu mecura yapılan faydalı ve zorunlu masraf alacakları toplamı 580.061 TL’nin, 100.000 TL’sinin 16/09/2013 tarihinden, 480.061 TL’sinin de ıslahın yapıldığı 21/06/2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda dikkate alınarak yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine, tahliye tarihi olan 01/07/2014 tarihine göre taraflar arasında kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenen, düzenleyenleri davacılar, lehtarı ise davalı olan, kambiyo senetlerinin iptaline, taşınmaz 01/07/2014 tarihinde tahliye edildiğinden feshin tespitine ilişkin istemin reddine, fazlaya ilişkin diğer taleplerinde reddine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 18/11/2020 tarihli ve 2020/2877 E. 2020/6723 K. sayılı kararıyla, kiracı tarafından yapılan imalatların hangisinin zorunlu ve faydalı masraflar, hangilerinin lüks masraflar olduğunun belirlenmesi, belirlenen zorunlu ve faydalı masraf kalemlerinin imalat tarihi itibariyle yıpranma payı düşülmüş bedellerinin, kalan kira süresi ile orantılı olarak tespiti ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

-3-
Bölge adliye mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile davacılar tarafından dava konusu taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masraf alacakları toplamı 432.464 TL’nin, 100.000 TL’sinin 01/07/2014 tarihinden itibaren, 332.464 TL’sinin de ıslahın yapıldığı 21/06/2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda dikkate alınarak yasal faiz yürütülmek suretiyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine, tahliye tarihi olan 01/07/2014 tarihi baz alınarak taraflar arasında kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenen, düzenleyenleri davacılar, lehtarı ise davalı olan kambiyo senetlerinin iptaline, taşınmaz 01/07/2014 tarihinde tahliye edildiğinden feshin tespitine ilişkin istemin reddine, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre; davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Yargılama harçları, kural olarak davada haksız çıkan (aleyhine hüküm verilen) tarafa yükletilir (HMK. md 326) Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harçları hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği, hem de (karar ve ilam harcı ve Devlet Hazinesi tarafından peşin olarak ödenen giderler gibi) devlete ödenmesi gereken harçlardır.
Buna göre mahkemece; davacı tarafından yatırılan peşin harcın davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK’nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1/e) bendinde yer alan “… kaydına,” ifadesinden sonra gelmek üzere davacı tarafından yatırılan toplam 36.275,80 başvuru harcı, peşin harç ve ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesine hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 8.400’er TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 49.501,50 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.