YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9748
KARAR NO : 2009/1931
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 224, 104 ada 16, 123 ada 4, 42, 140 ada 18, 143 ada 1, 150 ada 14, 151 ada 1, 5 ve 155 ada 10 parsel sayılı 24.443,88, 4959,70, 14000.41, 1984.47, 4871.02, 6472.15, 2591.46, 16437.10, 4086.86 ve 837,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli parsellerin … mirasçıları adlarına payları oranında tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’un 102 ada 224, 104 ada 16, 123 ada 4 ve 42, 143 ada 1, 150 ada 14, 151 ada 1 ve 5, 155 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, bu parseller yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davalı …’un 140 ada 18 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı …, babası, muris … ’un okur yazar olmayıp, yaşlı ve hasta olması nedeniyle, eşi … ’un kendisine vasi tayin edildiğini ileri sürerek davalı tarafça murisi kandırılmak suretiyle diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile satış gibi gösterilen bağışlama sonucu davalı adına oluşan tapu kaydının iptali istemi ile dava açmıştır. Davalı …, davacının murisi … ’un yasal mirasçısı değildir, dosya içeriğinden muris … ’un davalı …’un dayısı olduğu …’un uzun bir süredir köyde değil Ankara’da yaşadığı anlaşılmaktadır. Davalı …’un satın alma tarihi 08.08.2000 olup, akit yapılmadan önce aynı tarihte İmranlı Sağlık Ocağı Tabipliğinden satıcı … ’un akli dengesinin yerinde olduğuna, gayrimenkul satış işlemini yapabileceğine ilişkin olarak rapor alınmıştır. Satış işleminden 10 gün sonra Sivas Numune Hastanesinden alınan 18.08.2000 tarih, 3920 sayılı sağlık kurulu raporu ile … ‘un Serebeller Dejenerasyon, sol hemapleyi teşhisiyle aklen malul olduğundan vesayete muhtaç olduğu bildirilmiş ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/67 esas, 86 sayılı ilamı ile kendisine vasi atanmış ise de bu durum, 08.08.2000 tarihindeki satışın geçersiz olduğunu kanıtlamak için yeterli değildir. Keza Adli Tıp Kurumunun 29.03.2006 tarihli raporunda, 18.08.2000 tarihli raporda akıl hastalığı veya bunamaya dair herhangi bir bulgunun tarif edilmediği belirtilmektedir. Bu nedenle davalı … ile … arasında gerçekleşen 08.08.2000 tarihli satışa ilişkin akit tablosunda isimleri geçen tanıklar … ve … ile Tapu Sicil Müdür Vekili …, işlemin muvazaalı olup olmadığı ve işlem sırasında davacıların murisi … ‘un hukuki ehliyetini kısıtlayacak bir davranışını görüp görmedikleri ve yaptığı işlemin farkında olup olmadığı konusunda tanık olarak dinlenilmeli, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup davalı …’un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.