YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1349
KARAR NO : 2008/1712
KARAR TARİHİ : 21.03.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(KAD. MAH.SIF.)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro çalışmaları sırasında 421 ve 422 sayılı parseller tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde de taşınmazların davalılar … ve paydaşlarının işgalinde olduğu yazılmıştır. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazların öncesinin orman olup, davalıların işgalinde de bulunmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli 421 ve 422 sayılı parselin Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde tespitte olduğu gibi taşınmazın davalıların işgalinde olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 3.5.2005 tarih 2005/4823 esas, 4750 sayılı kararı ile Hazine vekilinin temyiz itirazları red edilerek hüküm onanmış, Hazine vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, 23.6.2006 tarih 2006/2160 esas, 2006/5747 sayılı ilamıyla, çekişmeli 422 sayılı parsele yönelik karar düzeltme talebini red etmiş, 421 sayılı parselle ilgili olarak özetle; “Taşınmazın 1967 yılında yapılan ve kesinleşen arazi kadastro çalışmaları sırasında orman sayılan yerlerden olduğu düşüncesiyle, tespit (kadastro) harici bırakıldığının ilgili merciden gelen yazı örneğinden ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı, yörede 2/B uygulaması yapılmakla beraber taşınmazın 2/B uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkarıldığına dair her hangi bir belge ve bilginin bulunmadığı, bilirkişi raporunda da bu hususun doğrulandığı, 2/B uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkarılmayan yerlerde 2924 Sayılı Yasa’nın 11 ve 3 maddelerinin uygulama yerinin bulunmadığı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ya da, 2/B uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkarıldığı düşünülse dahi, içerisinde muhtesat nevinde her hangi bir kişi ya da kuruluşlara ait bina ve tesis gibi yapıtlar bulunmadığına nazaran 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 19/2 maddesinin dahi uygulama yerinin olmadığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 421 ve 422 parsellerin tutanaklarının beyanlar hanesine konulan şerhlerin iptaline, taşınmazların bu haliyle davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … … ve paydaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre çekişmeli 421 sayılı parsel yönünden yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davalılar … … ve paydaşları vekilinin çekişmeli 422 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; 422 sayılı parsel yönünden mahkemenin verdiği 2.7.2002 tarih 1999/433 esas ve 2002/689 sayılı karar aleyhine Hazine vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 3.5.2005 … 2005/4823 esas 4750 sayılı ilamıyla temyiz talebi red edilerek mahkeme hükmü onanmış, Hazine vekilinin bu parsel hakkındaki karar düzeltme istemi de kabul edilmemiş olduğundan 422 sayılı parsel hakkındaki mahkeme hükmü kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemenin 422 parsel hakkında yeniden bir karar verme görev ve yetkisi bulunmamaktadır. Davalılar … … ve paydaşları vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.3.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.