YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2843
KARAR NO : 2008/2182
KARAR TARİHİ : 07.04.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 7 parsel sayılı 6797.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 117 ada 7 parselin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, niza konusu parsele komşu bulunan 117 ada 6 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının taşınmaz yönünü mera okuması nedeniyle ve kesinleşmiş Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı gereğince taşınmazın köy merasından açılmak suretiyle elde edildiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmediği gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Eldeki davaya konu taşınmaza ait olması nedeni ile davalı aleyhine delil teşkil ettiği kabul edilen Akçakoca Asliye Mahkemesinin 1998/96 esas sayılı dosyasında davacı … … ve … …’nun Hazine ve davalının babası Selahatin …’ye (ve diğer mirasçıları) hasım göstererek, yönelterek taşınmazın ortak muristen intikal ettiği iddiası ile açtığı tescil davasında taşınmaz keşif krokisinde 2. bendinde mezarlık mevkiindeki yer olarak belirlendiği, doğu hududunda mera gösterildiği, bu dosyada yapılan keşifte mahalli bilirkişiler ve tanıklar tarafından mera sınırının değişmediği ve davalı gösterilen …’in 22.7.1957 tarihli satış senedi ile satın almak suretiyle zilyet bulunduğu beyan edildiği, Mahkemece de taşınmazın ortak muristen intikal etmediği, davacılar lehine tescil şartlarının oluşmadığı ve …’in üçüncü şahıstan satın almak suretiyle zilyet bulunduğu kabul edilerek davanın Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/281 esas, 1995/394 karar sayılı ve ilamın vekalet ücreti yönünden bozulması ile de 1998/96 esas, 1998/122 karar sayılı ilamı ile ret edildiği ve ilamın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu davada davalı murisi … ile Hazinenin aynı tarafta davalı olarak yer aldığı, Hazinenin bu ilama dayanarak davalı … …, … … ve Köy Tüzel Kişiliğine husumet yönelterek açtığı tescil davasının da taşınmazın dava dışı … …’ye ait olması nedeniyle Hazinenin davasının husumetten ret edildiği dosyaların incelenmesinden anlaşılmaktadır. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sırasında taşınmazın doğusunda yol bulunmadığı, taşınmazın doğu hududunda mera gösterildiği kadastro paftasında taşınmazın doğu hududunun yol ile sınır bulunduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki keşif krokisi uygulanarak doğudaki yolun kadim olup olmadığı, sonradan açılıp açılmadığı, hudutta bulunan meranın neresi olduğu araştırılmamıştır. Taşınmaza doğudaki yoldan sonraki komşu 116 ada 21 sayılı parselin arsa vasfı ile Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği ve tutanağının davalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece taşınmazın hudutlarındaki yoldan sonra gelen tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilerek taşınmazın etrafında mera vasfı ile tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Dava konusu taşınmaza batıdan komşu 117 ada 6 sayılı taşınmaza uygulanan 25.7.1995 tarih ve 14 sıra numaralı tapu kaydı taşınmaz yönünü “merası” okumakta ise de kaydın tescil ilamı ile oluştuğu ve yine Dairemizce dosyaya getirtilen dayanağı olan ilam ve belgelerden tescile esas fen memuru Fikri Akın’nın 2.7.1987 tarihli krokisinin bulunduğu anlaşıldığı halde tescil krokisi keşifte yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi yardımı ile uygulanarak krokide gösterilen köy merasının neresi olduğu tam olarak araştırılmamıştır. Mahkemece taşınmazın bulunduğu köye ilişkin tahsisli mera kaydı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa tahsis kaydı getirtilerek uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyden dinlenmesi gerektiği halde aynı köyden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmiş, aksi sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişileri dinlenmemiştir. Böylesine eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazın bulunduğu köyde tahsisli mera kaydının bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa mera tahsis kaydı ve haritası taşınmazı dıştan çevreleyen özellikle taşınmazın doğu ve güneyindeki yoldan sonraki tüm komşu parsellerin onaylı kadastro tutanağı ve varsa dayanağı olan kayıtlar ile komşu 117 ada 6 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının dayanağını oluşturan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/154 esas sayılı dava dosyası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle gösterilen tanıklar ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra edilmelidir. Taşınmaz başında icra edilecek keşif sırasında varsa mera tahsis haritası uygulanıp kapsamı belirlenmeli ve teknik bilirkişi krokisinde göstertilmeli, dava konusu taşınmaza ait olduğu mahkemece de kabul edilen Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/96 esas sayılı dava dosyasındaki yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile dosyada mevcut olan ve taşınmazın zilyetlerinden olan davalının babası … … adına düzenlenen ve hududunda mera gösterilen 28.2.1957 tarihli satış senedi ile komşu 6 sayılı parselin dayanak tapu kaydı uygulanarak yerel bilirkişi ve tanıklardan kayıt, tescil krokisi ve Asliye Hukuk keşif krokisinde ve beyanlarda geçen meranın neresi olduğu, taşınmazın geçmişteki durumu, niteliği, intikali, kamu orta malı mera niteliğini taşıyıp taşımadığı, meradan açılıp açılmadığı, taşınmazın doğu hududunda bulunun yolun kadim yol olup olmadığı sonradan açılıp açılmadığı, çekişmeli taşınmazın doğusundaki yoldan sonra yer alan, arsa vasfı ile Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilen, ancak tutanağı kesinleşmeyen 116 ada 21 sayılı parselin öncesinin mera olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi sözleri komşu parseller tutanağı ve dayanakları ile denetlenmeli, ziraat mühendisi ve mühendisler kurulundan taşınmazın niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye komşu 6 sayılı parselin dayanağını oluşturan fen memuru … tarafından düzenlenen 2.7.1987 tarihli tescil krokisi ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle uygulattırılarak krokide ve tapu hududunda gösterilen köy merasının neresi olduğu ve taşınmazın krokideki yeri duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde belirlenmeli, komşu 116 ada 21 sayılı parsel hakkında açılmış olan dava dosyası getirtilerek incelenmeli, Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1998/96 esas ve 1998/122 karar sayılı dava dosyasındaki beyanlar ve deliller değerlendirilmeli, söz konusu ilamda davalının bayisi olan babası … …’nin Hazine ile aynı tarafta bulunduğu, taşınmazı 22.7.1957 tarihli senetle davalı gösterilen … …’nin üçünçü şahıstan satın almak suretiyle zilyet bulunduğu, davacılar ile … …’nin ortak murisi …’den intikal etmediğinden dava açan … ve … lehine tapuya tescil şartları oluşmadığı kabul edilerek davanın ret edildiği, böylece söz konusu ilamın taşınmazın mera olduğunun kabulü yönünde ve davalı aleyhine her hangi bir hüküm ve delil teşkil etmeyeceği düşünülmeli, Hazinenin sonradan Mahkemece mera kabul edilen nizalı yer ile ilgili Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/171 esas sayılı dava dosyasında Köy Tüzel Kişiliğine de husumet yönelterek Hazine adına tescil istediği hususu değerlendirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ve eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.4.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.