Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/8651 E. 2009/2005 K. 27.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8651
KARAR NO : 2009/2005
KARAR TARİHİ : 27.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 40 parsel sayılı 9255,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada 12 ve 13 sayılı parsellere uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece aynı ada 12 ve 13 sayılı parsellerin eylemli durumda çekişmeli taşınmaz ile bir bütün olduğu belirtildiği halde 12 ve 13 sayılı parsellerin tesbitine esas olan tapu kaydının tescil ilamıyla oluştuğu gözetilmemiş, tescil krokisi getirtilerek zemine uygulanmamış, tapu kaydındaki sınırlar yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak tapu kaydının sınırları itibariyle çekişmeli taşınmazı kapsamına alıp almadığı belirlenmemiş, özellikle tapu kaydındaki Çallıkır sınırı ile neresinin anlatılmak istendiği araştırılmamış, taşınmazın bulunduğu bölgede orman tahdit çalışmaları yapıldığı ve taşınmaz ormana bitişik olduğu halde orman tahdit harita ve mazbataları celbedilip mahalline uygulanmamış, taşınmazın aynı zamanda mera parseline de sınır olduğu göz önüne alınarak yöntemince mera araştırması da yapılmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle 114 ada 12 ve 13 sayılı parsellerin tesbitine esas tapu kaydına ait tescil krokisi, bölgeyle ilgili orman tahdit harita ve mazbataları getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu yörede tahsisli mera olup olmadığı ilgili mercilerden sorularak varsa harita ve tutanakları celbedilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi ve tesbit edilecek taraf tanıkları ile uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında 12 ve 13 sayılı parsellerin tesbitine esas olan tapu kaydındaki sınırlar okunup krokisinden de istifadeyle zemine uygulanarak kapsamı belirlenmeli, tapu kaydının tesciline esas mahkeme ilamında Hazine’nin taraf olmaması nedeniyle tescil hükmünün Hazine açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği gözönünde bulundurulmalı, orman tahdit harita ve mazbataları uygulanıp taşınmazın orman tahdidine göre konumu saptanmalı, taşınmaz ile bitişiğindeki orman ve mera parselleri arasında
ayırıcı unsur olup olmadığı gözönüne alınmalı, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın niteliği, intikali ve kullanımıyla ilgili bilgi alınmalı, taşınmazın imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3’er kişilik uzman ziraat ve orman mühendisleri kurulundan taşınmazın niteliği ile ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.