YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7707
KARAR NO : 2009/8352
KARAR TARİHİ : 04.12.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 68 parsel sayılı 214,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar … ve … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan yola elatmanın önlenmesine ilişkin dava, çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama aşamasında … Köyü Tüzel Kişiliği de davaya katılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın yol olarak terkinine, davalıların müdahalesinin önlenmesine, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan müştemilatın kal’ine, müştemilatların karar kesinleştikten itibaren 15 … içinde kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tespitten önce davacı tarafından açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5.maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle tespiti yapılan taşınmazın 30 günlük askı ilanının Kadastro Mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde Kadastro Mahkemesince yöntemine uygun şekilde 30 günlük askı ilanı yapılmamıştır. Askı ilanı yapılmadıkça ve Yasa’nın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11 ve 27. maddelerinde öngörülen şekilde yöntemine uygun askı ilanı yapılmalı, askı ilan süresi dolduktan sonra davaya bakılmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 04.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.