Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5389 E. 2009/1401 K. 09.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5389
KARAR NO : 2009/1401
KARAR TARİHİ : 09.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 208, 209, 212, 132 ada 61, 233, 235 ve 238 parsel sayılı 3.552,20, 6.887,12, 2.620,31, 1.569,42, 3.875,28, 1.357,73 ve 2.249,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olmaları nedeni ile malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece çekişmeli parsellere komşu parsel tutanakları ve kayıtları getirtilmek suretiyle davacının dayandığı 17.07.1985 tarihli köy senedi ile davalının dayanağı 03.07.1992 tarihli adi senet, 12.05.2004 tarihli köy senedi ve 21.03.1994 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi keşifte uygulanarak hangi taşınmazlara ait olduğu usulen tespit edilmemiş ve çekişmeli taşınmazların miras bırakan …’den kalıp kalmadığı, kalmış ise, terekesinin mirasçıları arasında usulüne uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı hususları tam olarak araştırılmamıştır. Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Çekişmeli taşınmazlar malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğine göre 3402 sayılı Yasa’nın 30. maddesi uyarınca hakim re’sen gerekli gördüğü diğer kanıtları toplayarak taşınmazların kim adına tescil edilmesi gerektiğine karar vermekle yükümlüdür. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli parsellere komşu parsellerin onaylı tutanak ve dayanakları olan kayıt ve belgeler getirtilip dosyaya konulmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları yardımı, fen bilirkişi aracılığıyla tarafların dayandığı senetler ve varsa tapu kayıtları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera olup olmadığı, komşu parsellerin ne sebeple kim adına tespit edildiği, çekişmeli taşınmazların miras bırakan …’den kaldığının anlaşılması halinde terekesinin usulüne uygun şekilde paylaşılıp, paylaşılmadığı paylaşılmış ise, çekişmeli taşınmazların kimin payına isabet ettiği, diğer mirasçılara hangi
taşınmazların düştüğü, hangi taşınmazların kim tarafından kime satıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tespite aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazların niteliğini belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, 3402 sayılı Kanun’un 30. maddesi gözönünde bulundurulmak suretiyle re’sen gerek görülen diğer deliller de toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.