Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/2332 E. 2009/3219 K. 05.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2332
KARAR NO : 2009/3219
KARAR TARİHİ : 05.05.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 154 ada 292 parsel sayılı 615,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın babası tarafından sağlığında kendisine bağışlandığı ve o tarihten beri zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Diğer davacı … tarafından satış senedinin gerçek olmadığı ve taşınmazın kendisine ait bulunduğu iddiasıyla askı ilanından sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası, tutanağın kesinleşmemiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın, ölünceye kadar davacıların murisi tarafından kullanıldığı, iştirak halinde maliklerden birisinin satışının hukukça değer taşımadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın öncesinin davacıların murisi Mustafa’ya ait olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün muris tarafından davacılara temlik edilip edilmediği, temlik edilmiş ise zilyetliğin devredilip devredilmediği, davacı …’nin taşınmazın bir bölümünü ya da tamamını kocası olan muris …..’dan satın almış olması halinde satın aldığı bölümü davalıya satıp satmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosyada mevcut 13.03.1984 tarihli senet ile dosya kapsamından, muris …..’nın “üç göz ev, bir ahır, bir samanlık ve yarım dönüm bahçesi” vasfındaki taşınmazı karısı olan davacı …’ye sattığı ve satılan bu taşınmazın, 11.04.2006 tarihli fen bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü olduğu anlaşılmaktadır. Davacı …, kocasından 1984 yılında satın aldığı bu taşınmazı 08.09.2000 tarihli senetle davalı …’a satmıştır. Her ne kadar bu senette yazılı sınırlar nizalı taşınmazın tamamını kapsamakta ise de, çekişmeli taşınmazın (A) bölümü dışında kalıp kahvehane ve bakkal olarak kullanılan taşınmaz bölümleri Hafize’ye satılan taşınmaz içinde kalmadığına göre Hafize tarafından davalıya satılan taşınmazın, nizalı taşınmazın sadece (A) bölümü olduğunun kabulü gerekir. Davacı … dava dilekçesinde satışın olmadığını iddia etmiş ise de 17.07.2007 tarihli celsede taşınmazı sattığını ancak davalı ile aralarında, bu taşınmazı ölene kadar kullanması konusunda da senet yaptıklarını ve davalının kendisini rahatsız etmeye başladığını belirtmiştir. Bu durumda davacının talebi, taşınmazı ölünceye kadar kullanma hakkının teminat altına alınmasından ibarettir. Gerçekten de Hafize ile davalı arasında yapılan 08.09.2000 tarihli ikinci senet, davacı …’nin davalı …’e sattığı taşınmaz üzerinde ölünceye kadar kullanma hakkı bulunduğunu göstermekte olduğu gibi esasen bu durum davalının da kabulündedir. Hal böyle olunca mahkemece, çekişmeli taşınmazın 11.04.2006 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 543,44 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davalı adına tapuya tesciline, bu bölüm üzerinde davacı …’ın ölünceye kadar yararlanma hakkı bulunduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesine karar vermek gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde taşınmazın tamamının Mustafa mirasçıları adına tesciline karar verilmesi isabetsiz ve davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay durşması için belirlenen 625.00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, 05.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.