Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4282 E. 2009/5973 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4282
KARAR NO : 2009/5973
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 124 ada 39 parsel sayılı 28568.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, … Köyünün kadim merası olması ve Kadastro Komisyonunca mera olarak belirlenen alanda kalması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ve … Köyü Tüzel Kişiliğini davalı göstererek dava açmıştır. Mahkemece Hazineye husumet yaygınlaştırılarak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin 30.7.2008 tarihli uzman bilirkişiler raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … oğlu … adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen bölümün tespit gibi Hazine adına mera özel siciline kaydedilmek üzere tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişilerin raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece yöntemince mera araştırması yapılmadan hüküm kurulmuş, özellikle davacının çekişmeli bölümün basmalık olarak kullanım şeklinin zilyetlikle mülk edinmeye olanaklı bir faaliyet olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmemiş olduğu gibi, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde, tüm tespit bilirkişileri dinlenilmeden hüküm kurulması da yerinde değildir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların aynı surette bildirecekleri taraf tanıkları, uzman ziraatçi bilirkişi ve tüm tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli bölümün öncesinde ne olduğu mera olup olmadığı, kim tarafından, hangi tarihten beri, ne şekilde kullanıldığı, davacıya hangi tarihte, nasıl intikal ettiği, bitişik mera parselinden ne şekilde ayrıldığı, basmalık olarak kullanımın ekonomik amaca uygun kullanım biçimi olup olmadığı, temyize konu olan çekişmeli bölümün tamamının bu biçimde kullanılıp, kullanılmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı tespite aykırı sonuçlara
ulaşılması halinde hazır olan kadastro tutanağı ve komisyon tutanağında yerel bilirkişi olarak imzası bulunan kişiler tanık sıfatıyla dinlenilerek ve gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Uzman ziraatçi bilirkişiden dava konusu bölümün tarımsal niteliğini, mera olup olmadığını, üzerinde sürdürülen kullanımın şekli ve süresi ile sürdürülen zilyetliğin edinmeye yeterli bir faaliyet olup olmadığını bildiren, uzman fen bilirkişisinden ise, keşif ve uygulamayı izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini izleyip denetlemeye olanak veren ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.